Kendini tanıtma ve günlük düzen: sinemada çalışmak
My Job at the Cinema
A1: kişinin kendini anlattığı kısa bir metinMy name is Eva. I live near a small cinema. I work there on Fridays and Saturdays. My job is to check tickets at the door. I like my job because I meet different people. My friend Ben works in the cafe next to the cinema.
On Sundays, I don't work. Ben and I sometimes watch a film together. We like funny films. After the film, we walk home. We don't take the bus because our homes are near the cinema.
Türkçe çeviri
Benim adım Eva. Küçük bir sinemanın yakınında yaşıyorum. Cuma ve cumartesi günleri orada çalışıyorum. İşim kapıda biletleri kontrol etmek. Farklı insanlarla tanıştığım için işimi seviyorum. Arkadaşım Ben, sinemanın yanındaki kafede çalışıyor.
Pazar günleri çalışmıyorum. Bazen Ben'le birlikte film izliyoruz. Komik filmleri seviyoruz. Filmden sonra eve yürüyoruz. Evlerimiz sinemaya yakın olduğu için otobüse binmiyoruz.
Kelimeler ve ifadeler
- check tickets
- biletleri kontrol etmek
- at the door
- girişte; kapıda
- next to
- yanında; hemen yanında
- sometimes
- bazen
- walk home
- eve yürümek
Okuduğunu anlama
-
Eva hangi günler çalışıyor?
Cevap ve açıklaması
Cuma ve cumartesi günleri.
İlk paragrafta I work there on Fridays and Saturdays deniyor. Pazar günü izinli.
-
Ben sinemada mı çalışıyor?
Cevap ve açıklaması
Hayır. Sinemanın yanındaki kafede çalışıyor.
Ben'in çalıştığı yer ayrıca belirtiliyor: in the cafe next to the cinema.
-
Arkadaşlar filmden sonra neden eve yürüyor?
Cevap ve açıklaması
Evleri sinemaya yakın olduğu için.
Son cümlede neden, because sözcüğünden sonra açıklanıyor: our homes are near the cinema.
Kısa mesaj: nerede buluşmalı?
See You at the Station
A1: kişisel mesajHi Max! Your train arrives at two fifteen. I can meet you at the station. Please wait inside, near the ticket office. There are two doors at the station. Don't go to the door by the car park. The ticket office is by the other door.
My jacket is green, and my bag is big and blue. We can have lunch at my flat. There is soup and bread, but there isn't any milk. Can you bring some? See you soon! Anna
Türkçe çeviri
Merhaba Max! Trenin saat iki on beşte geliyor. İstasyonda buluşabiliriz. Lütfen içeride, bilet gişesinin yakınında bekle. İstasyonun iki kapısı var. Otoparkın yanındaki kapıya gitme. Bilet gişesi diğer kapının yanında.
Ceketim yeşil, çantamsa büyük ve mavi. Benim evde öğle yemeği yiyebiliriz. Çorba ve ekmek var ama süt yok. Biraz getirebilir misin? Yakında görüşürüz! Anna
Kelimeler ve ifadeler
- arrives
- varıyor; geliyor
- wait inside
- içeride beklemek
- ticket office
- bilet gişesi; bilet satış yeri
- car park
- otopark
- bring some milk
- biraz süt getirmek
Okuduğunu anlama
-
Max'in treni saat kaçta geliyor?
Cevap ve açıklaması
2:15'te.
Saat, selamlamadan sonraki ilk cümlede veriliyor: two fifteen.
-
Max, Anna'yı nerede beklemeli?
Cevap ve açıklaması
İstasyonun içinde, bilet gişesinin yakınında.
Wait inside, near the ticket office ricası yeri belirtiyor. Otoparkın yanındaki kapı açıkça dışarıda bırakılıyor.
-
Anna, Max'ten ne getirmesini istiyor?
Cevap ve açıklaması
Süt.
Can you bring some? sorusundan önce Anna süt olmadığını söylüyor. Burada some, some milk yerine kullanılıyor.
Duyuru: resim dersi
Saturday Drawing Class
A1: basit yönergeler içeren duyuruBu duyuru öğrenme amacıyla hazırlanmış bir kurgudur. Fiyat, yer ve kayıt yöntemi yalnızca bu duyuru için geçerlidir.
Come to our drawing class on Saturday! The class is in Room 4 at the town hall. It starts at eleven and finishes at twelve. We draw things from the kitchen: cups, plates and fruit. You don't need to be good at drawing. Our teacher helps everyone.
Bring a pencil. Paper is on the tables. Please don't bring paint. The class costs five pounds. Pay at the teacher's desk before the class. There are ten places. To join, write your name on the list outside Room 4.
Türkçe çeviri
Cumartesi günü resim dersimize gel! Ders belediye binasının 4 numaralı odasında. Saat on birde başlayıp on ikide bitiyor. Mutfaktaki eşyaların ve yiyeceklerin resmini çiziyoruz: fincanlar, tabaklar ve meyveler. İyi resim çizmen gerekmiyor. Öğretmenimiz herkese yardım ediyor.
Yanında kurşun kalem getir. Masalarda kâğıt var. Lütfen boya getirme. Ders beş sterlin. Ücreti dersten önce öğretmenin masasında öde. On kişilik yer var. Katılmak için adını 4 numaralı odanın dışındaki listeye yaz.
Kelimeler ve ifadeler
- town hall
- belediye binası
- starts / finishes
- başlıyor / bitiyor
- bring a pencil
- kurşun kalem getirmek
- costs five pounds
- beş sterlin tutuyor
- join
- katılmak; derse kaydolmak
Okuduğunu anlama
-
Ders ne kadar sürüyor?
Cevap ve açıklaması
Bir saat, on birden on ikiye kadar.
Duyuru başlangıç ve bitişi belirtiyor: starts at eleven and finishes at twelve.
-
Kâğıt getirmek gerekiyor mu?
Cevap ve açıklaması
Hayır. Masalarda zaten kâğıt var.
Getirilmesi istenen malzeme bir kurşun kalem. Kâğıttan ayrıca söz ediliyor: Paper is on the tables.
-
Nasıl kaydolabilirsin?
Cevap ve açıklaması
Adını 4 numaralı odanın dışındaki listeye yazarak.
Son cümle, yapılacak işi ve yeri açıkça belirtiyor: write your name on the list outside Room 4.
Kolay hikâye: kitabın içindeki fotoğraf
The Photo in the Book
A1: geniş zamanla anlatılan kısa hikâyeI open an old book from a box in our house. There is a photo between two pages. In the photo, a girl stands in front of a yellow house. She has a white bicycle. I show the photo to my mother. She looks at it and smiles. The girl is my grandmother!
Grandma lives in a different town now. We put the photo in a letter to her. On Sunday, she calls us. She is very happy. The yellow house is her old home. The bicycle is a present from her father.
Türkçe çeviri
Evimizdeki bir kutudan eski bir kitap alıp açıyorum. İki sayfanın arasında bir fotoğraf var. Fotoğrafta küçük bir kız sarı bir evin önünde duruyor. Beyaz bir bisikleti var. Fotoğrafı anneme gösteriyorum. Bakıp gülümsüyor. Fotoğraftaki kız benim büyükannem!
Büyükannem şimdi başka bir şehirde yaşıyor. Fotoğrafı ona yazdığımız mektubun içine koyuyoruz. Pazar günü bizi arıyor. Çok mutlu. Sarı ev onun eski evi. Bisikletse babasının ona verdiği bir hediye.
Kelimeler ve ifadeler
- between two pages
- iki sayfanın arasında
- in front of
- önünde
- show
- göstermek
- a different town
- başka bir şehir
- a present from her father
- babasından bir hediye
Okuduğunu anlama
-
Anlatıcı fotoğrafı nerede buluyor?
Cevap ve açıklaması
Eski bir kitabın sayfaları arasında.
Önce kutudaki eski kitaptan söz ediliyor; sonra fotoğrafın tam yeri belirtiliyor: a photo between two pages.
-
Fotoğrafta kim var?
Cevap ve açıklaması
Anlatıcının büyükannesinin çocukluğu.
Anne kızı tanıyor ve anlatıcı The girl is my grandmother diyor.
-
Küçük kıza bisikleti kim hediye etmiş?
Cevap ve açıklaması
Babası.
Son cümle hediyeyi veren kişiyi belirtiyor: a present from her father. Bu kişi, anlatıcının değil büyükannesinin babası.
Soru ve cevaplar: anlamı değiştiren kelimeler
Anna'nın mesajında near ve by, bir yere yakınlığı belirtiyor. Hangi yerlerin söylendiğine dikkat et: iki kapıdan birinin yanındaki bilet gişesine yakın bir yerde beklemek gerekiyor. Don't go yönergesi, otoparkın yanındaki kapıya gidilmemesini söylüyor.
Duyuruda before the class, dersten önce demek. Bitiş saatini belirtmiyor ve herhangi bir saatte gelmek anlamına da gelmiyor. Hikâyede her father, büyükannenin babasını gösteriyor; son cümleler onun evinden ve bisikletinden söz ediyor.
- Cevabı içeren cümleyi bul Eva'nın işiyle ilgili soruda haftanın günlerini; buluşma mesajında saat ve yeri ara. Bütün paragrafın değil, gereken kelimelerin altını çiz.
- Olumsuzluğu kontrol et I work ile I don't work ve Bring a pencil ile don't bring paint ifadelerini karşılaştır. Böylece yapılması istenen eylemle yapılmaması gerekeni ayırabilirsin.
- Çeviriye bakmadan cevapla Türkçe çeviri bölümünü gizle ve soruları kısaca cevapla. Sonra gerekçeyi incele: cevabın İngilizce metnin hangi bölümüne dayandığını gösteriyor.
A1'den sonra İngilizce okumaya devam etmek
Burada A1 için temel alınan özellikler tanıdık durumlar, basit cümleler ve açıkça verilen bilgiler. Bu yaklaşım, Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni'nin (İngilizce kısaltmasıyla CEFR) A1 okuma tanımına ve British Council'ın metin türlerine dayanıyor. Tek başına metnin uzunluğu seviyeyi belirlemez.
Buluşma noktasını bulabiliyor, duyuruyu anlayabiliyor ve fotoğrafla ilgili neler olduğunu anlatabiliyorsan daha fazla koşul ve bağlantılı olay içeren A2 metinlerini deneyebilirsin. Bu okuma biçimini pekiştirmek için başlangıç seçkisini kullan. Daha uzun okumalar için A1 kitap seçimi rehberi de var.
Seviyeler, okumanın zorluğunu seçmeye yardımcı olur. Kütüphane kendi Beginner, Intermediate ve Advanced kategorilerini kullanıyor; yalnızca kategoriye değil, eserin diline de bak. Önce kataloğa göz atabilirsin; kitapları okumak için kayıt ve aktif Premium üyeliği gerekiyor.