Kişisel mesaj: bir arkadaşı ziyaret etmek
Your Weekend Visit
A2: planlar ve günlük ayrıntılar içeren mesajHi Julia, I'm happy you can stay with me next weekend. My new flat is above a bakery on Mill Street. The front door is between the bakery and a flower shop. Press the button with number six, not sixteen. Some visitors make that mistake!
I finish work at half past five on Friday, so please arrive after six. You can sleep in the small bedroom. There are clean towels on the bed, but bring your own toothbrush. We can cook dinner together. I have rice and vegetables, and you can choose something for dessert on your way here.
On Saturday, there's a second-hand market nearby. It opens at nine, but I suggest going at ten, after breakfast. If it rains, we can visit the indoor market instead. Let me know your arrival time when you buy your ticket. Love, Marta
Türkçe çeviri
Merhaba Julia! Gelecek hafta sonu bende kalabilecek olmana sevindim. Yeni dairem Mill Street'teki bir fırının üstünde. Giriş kapısı fırınla çiçekçinin arasında. On altı numaralı düğmeye değil, altı numaralı düğmeye bas. Bazı misafirler karıştırıyor!
Cuma günü işim beş buçukta bitiyor, o yüzden lütfen altıdan sonra gel. Küçük yatak odasında uyuyabilirsin. Yatağın üzerinde temiz havlular var ama kendi diş fırçanı getir. Akşam yemeğini birlikte hazırlayabiliriz. Bende pirinç ve sebze var; sen de buraya gelirken tatlı için bir şey seçebilirsin.
Cumartesi günü yakınlarda bir ikinci el pazarı kuruluyor. Dokuzda açılıyor ama bence kahvaltıdan sonra saat onda gidelim. Yağmur yağarsa onun yerine kapalı pazara gidebiliriz. Biletini alınca bana varış saatini bildir. Sevgiler, Marta
Kelimeler ve ifadeler
- above a bakery
- bir fırının üstünde
- press the button
- düğmeye basmak
- your own toothbrush
- kendi diş fırçan
- on your way here
- buraya gelirken; buraya gelirken yolda
- second-hand market
- ikinci el pazarı
- instead
- onun yerine; alternatif olarak
Okuduğunu anlama
-
Marta cuma günü Julia'nın saat kaçtan sonra gelmesini istiyor?
Cevap ve açıklaması
Akşam altıdan sonra.
İşi 17:30'da bitiyor ama özellikle arrive after six diyor. İşin bitiş saati, gelinmesi istenen saat değil.
-
Julia'nın havlu ve diş fırçası getirmesi gerekiyor mu?
Cevap ve açıklaması
Havlu getirmesine gerek yok ama kendi diş fırçasını getirmeli.
Yatağın üzerinde zaten temiz havlular var. But, diş fırçası için farklı bir koşul getiriyor: bring your own toothbrush.
-
Yağmur yağarsa arkadaşlar nereye gidebilir?
Cevap ve açıklaması
Kapalı pazara.
If it rains koşulu, alternatif planla bağlantılı: visit the indoor market instead.
Günlük yönergeler: onarılan sırt çantasını teslim almak
Your Backpack Is Ready
A2: tamir atölyesinden mesaj ve eylem sırasıAtölye, çalışma saatleri ve koşulları kurgusaldır; bu öğretici metin için oluşturulmuştur.
Your backpack is ready to collect from our repair shop. We have replaced the broken zip and checked the pockets. You can collect it from Tuesday afternoon. Our opening hours are ten to six from Tuesday to Friday and ten to two on Saturday. We are closed on Sunday and Monday.
Please bring the blue paper receipt we gave you. If you have lost it, show this message and tell us your name. The repair costs twelve pounds. You paid five pounds when you left the bag, so there are seven pounds left to pay. We accept cash and cards.
Before you leave, try the new zip. If a friend collects the backpack for you, send us their name first. We will keep your bag for two weeks. Please call the shop if you need more time.
Türkçe çeviri
Sırt çantan tamir atölyemizde teslim alınmaya hazır. Bozuk fermuarı değiştirdik ve cepleri kontrol ettik. Salı öğleden sonra itibarıyla alabilirsin. Salıdan cumaya ondan altıya, cumartesi günleri ise ondan ikiye kadar açığız. Pazar ve pazartesi günleri kapalıyız.
Lütfen sana verdiğimiz mavi kâğıt fişi getir. Kaybettiysen bu mesajı göster ve adını söyle. Onarım ücreti on iki sterlin. Çantayı bırakırken beş sterlin ödedin; geriye ödenecek yedi sterlin kaldı. Nakit ve kart kabul ediyoruz.
Ayrılmadan önce yeni fermuarı dene. Çantanı senin yerine bir arkadaşın alacaksa bize önceden onun adını gönder. Çantanı iki hafta boyunca saklayacağız. Daha fazla zamana ihtiyacın varsa lütfen atölyeyi ara.
Kelimeler ve ifadeler
- collect
- teslim almak; hazır bir eşyayı gidip almak
- repair shop
- tamir atölyesi
- zip
- fermuar
- receipt
- fiş; teslim veya ödeme belgesi
- left to pay
- ödenecek tutar kalmak
- cash and cards
- nakit ve kartlar
Okuduğunu anlama
-
Çanta cumartesi öğleden sonra saat üçte alınabilir mi?
Cevap ve açıklaması
Hayır. Atölye cumartesi günü saat ikide kapanıyor.
Cumartesinin saatleri ayrı: ten to two. Saat altıya kadar açık olma durumu yalnızca salıdan cumaya geçerli.
-
Çantayı alırken daha ne kadar ödenmeli?
Cevap ve açıklaması
Yedi sterlin.
Toplam on iki sterlin ve beşi önceden ödenmiş. Kalan tutar doğrudan belirtiliyor: seven pounds left to pay.
-
Kâğıt fişi kaybedersen ne yapmalısın?
Cevap ve açıklaması
Atölyenin mesajını gösterip adını söylemelisin.
If you have lost it ile başlayan cümle bu durumu açıklıyor ve iki eylemi veriyor.
Olaylar ve geziler: sahilde bir gün
A Different Day at the Coast
A2: geçmiş zamanda bir gezi anlatısıLast Sunday, my cousin and I took a bus to the coast. We wanted to swim, so we packed towels and sandwiches. The journey took fifty minutes. When we arrived, the sky was grey and the wind was strong. We put on our jackets and decided not to go into the water.
A woman at the bus stop told us about a small boat museum. It was only a ten-minute walk away. Inside, we saw photos of old fishing boats and a model of the harbour. My cousin enjoyed a video about boat builders. I liked the room where visitors could practise tying knots.
Later, we ate our sandwiches in a covered picnic area behind the museum. We didn't swim or sit on the beach, but we still had a good day. We caught the four o'clock bus home and showed our family our new knots.
Türkçe çeviri
Geçen pazar kuzenimle otobüse binip sahile gittik. Yüzmek istiyorduk; bu yüzden yanımıza havlu ve sandviç aldık. Yolculuk elli dakika sürdü. Vardığımızda gökyüzü griydi ve çok rüzgâr vardı. Ceketlerimizi giyip suya girmemeye karar verdik.
Otobüs durağındaki bir kadın bize küçük bir tekne müzesinden söz etti. Yalnızca on dakikalık yürüme mesafesindeydi. İçeride eski balıkçı teknelerinin fotoğraflarını ve limanın bir maketini gördük. Kuzenim tekne yapımcılarıyla ilgili bir videoyu beğendi. Bense ziyaretçilerin düğüm atmayı deneyebildiği odayı sevdim.
Daha sonra müzenin arkasındaki üstü kapalı piknik alanında sandviçlerimizi yedik. Yüzmedik ve plajda oturmadık ama yine de güzel bir gün geçirdik. Saat dört otobüsüyle eve döndük ve öğrendiğimiz düğümleri ailemize gösterdik.
Kelimeler ve ifadeler
- the coast
- sahil; kıyı
- packed
- yanımıza aldık; çantamıza koyduk
- a ten-minute walk
- yürüyerek on dakika
- harbour
- liman
- tying knots
- düğüm atmak
- covered picnic area
- üstü kapalı piknik alanı
Okuduğunu anlama
-
Karakterler neden yüzmedi?
Cevap ve açıklaması
Hava bulutluydu ve çok rüzgâr vardı.
Gri gökyüzü ve rüzgâr anlatıldıktan sonra ceketlerini giyip suya girmemeye karar veriyorlar.
-
Müzenin varlığını nasıl öğrendiler?
Cevap ve açıklaması
Otobüs durağındaki bir kadın anlattı.
İkinci paragrafın başında bilgiyi kimin verdiği ve bunun nerede olduğu belirtiliyor.
-
Müzeyi gezdikten sonra, eve dönmeden önce ne yaptılar?
Cevap ve açıklaması
Müzenin arkasındaki piknik alanında sandviç yediler.
Later, müze ziyaretinden sonraki yemeğe geçiş yapıyor; saat dört otobüsüyle ilgili cümle bunun ardından geliyor.
Kısa hikâye: siparişi zamanında kontrol etmek
The Wrong Cake
A2: olay sırası açık bir hikâyeOn Wednesday, Oliver ordered a chocolate birthday cake for his sister, with her name, Alice, on top. He went to collect it on Friday afternoon. The assistant gave him a large white box with his order number on it. Oliver paid and walked towards the bus stop.
Before he got on the bus, he opened the box to check the name. Inside was a lemon cake with no writing. Oliver returned to the shop and showed the assistant his receipt. She looked at the boxes behind her. Two labels were on the wrong boxes. His chocolate cake was still there.
This time, they checked the cake together before closing the box. Oliver missed one bus, but the next one came ten minutes later. He arrived home before the guests. Alice loved the cake. Oliver told her about the mistake, and they both laughed.
Türkçe çeviri
Çarşamba günü Oliver, kız kardeşinin doğum günü için çikolatalı bir pasta sipariş etti; üzerine kız kardeşinin adı olan Alice yazılacaktı. Cuma öğleden sonra pastayı almaya gitti. Tezgâhtar ona üzerinde sipariş numarası bulunan büyük, beyaz bir kutu verdi. Oliver ödemeyi yapıp otobüs durağına doğru yürüdü.
Otobüse binmeden önce adı kontrol etmek için kutuyu açtı. İçinde üzerinde hiçbir yazı olmayan limonlu bir pasta vardı. Oliver pastaneye dönüp fişini tezgâhtara gösterdi. Kadın arkasındaki kutuları kontrol etti. İki etiket yanlış kutulara yapıştırılmıştı. Oliver'ın çikolatalı pastası hâlâ oradaydı.
Bu kez kutuyu kapatmadan önce pastayı birlikte kontrol ettiler. Oliver bir otobüsü kaçırdı ama sonraki otobüs on dakika sonra geldi. Eve misafirlerden önce ulaştı. Alice pastaya bayıldı. Oliver ona karışıklığı anlattı ve ikisi de güldü.
Kelimeler ve ifadeler
- order number
- sipariş numarası
- on top
- üzerinde; üstüne
- with no writing
- üzerinde hiçbir yazı olmadan
- label
- etiket
- missed one bus
- bir otobüsü kaçırdı
- they both laughed
- ikisi de güldü
Okuduğunu anlama
-
Oliver nasıl bir pasta sipariş etti?
Cevap ve açıklaması
Üzerinde Alice adı yazan çikolatalı bir pasta.
İlk paragraf siparişi anlatıyor. Limonlu pasta daha sonra bir hata olarak ortaya çıkıyor; Oliver'ın seçimi değil.
-
Kutuda neden başka bir pasta vardı?
Cevap ve açıklaması
İki etiket yanlış kutulara yapıştırılmıştı.
Tezgâhtar bunu fark etti: Two labels were on the wrong boxes. Doğru pasta hâlâ dükkândaydı.
-
Oliver misafirlerden önce mi, sonra mı geldi?
Cevap ve açıklaması
Misafirlerden önce.
Bir otobüsü kaçırsa da sonraki otobüs on dakika sonra geldi. Sonuç açıkça belirtiliyor: He arrived home before the guests.
Açıklamalı sorular: doğru bilgiyi bulmak
Mesajda cuma için iki saat var: 17:30, Marta'nın işinin bittiği saat; 18:00'den sonrasıysa gelinmesi istenen zaman. Atölye mesajında da çalışma saatini doğru günle eşleştirmek gerekiyor. İlk sayıyı bulmak, cumartesiyle ilgili soruyu cevaplamaya yetmiyor.
Gezi anlatısında ilk planla gerçekleşen olayları ayır: wanted to swim, yüzmek istiyorlardı; decided not to go into the water ise suya girmemeye karar verdiler demek. Pasta hikâyesinde de sipariş edilenle teslim alınan kutu farklı anlatılıyor. Cevap, karakterin hangi aşamada olduğunu dikkate almalı.
- Neyi aradığını belirle Varış sorusunda bir saat ara; çantayla ilgili soruda çalışma saatlerini veya kalan ödemeyi. Önce bilgi türünü belirle, sonra uygun bölümü bul.
- Koşulun tamamını oku If it rains, gidilecek pazarı; If you have lost it ise teslim alma yöntemini değiştiriyor. Koşulu, ardından gelen eylemle birlikte oku.
- Olay sırasını yeniden kur Pasta hikâyesindeki üç olayı sırala: kutuyu kontrol etmek, dükkâna dönmek ve eve varmak. Sıralamanı açıklamalı cevaplarla karşılaştır.
A2'den daha uzun İngilizce okumalara
Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni'nde (İngilizce kısaltmasıyla CEFR) A2 okuma; günlük hayata ait basit içeriklerde beklenebilir bilgileri bulmayı ve kısa kişisel mektupları anlamayı kapsar. British Council da mesajları, mektupları ve duyuruları öne çıkarır. Bu seçkiye yalnızca kelime sayısı değil, bu okuma görevleri yön veriyor.
İlk planı sonuçtan ayırabiliyor, koşulları buluyor ve olaylar arasında bağ kurabiliyorsan B1'i dene. Bu düzeyde birkaç paragrafın genel fikrini takip etmek ve kararların nedenlerini anlamak gerekiyor. Daha kısa ve doğrudan mesajlar için A1'e dön; daha uzun okumalar için A2 kitap rehberine bak.
Seviye, yapabileceğin bir okuma görevi seçmene yardımcı olur; çeviri ise zor bir bölümü inceleyip okumayı sürdürmeni sağlar. Kütüphanedeki Beginner, Intermediate ve Advanced kategorileri, her kitabın diline bakmanın yerini tutmaz. Önce kataloğa göz atabilirsin; okumak için kayıt ve aktif Premium üyeliği gerekiyor.