İngilizce hikâyeler

Tam Türkçe çevirileriyle üç özgün İngilizce hikâye: bir koltuğun beklenmedik yeri, şehrin seslerini kaydeden biri ve arkasındaki yazıyla şaşırtan bir fotoğraf. İlk hikâyede basit cümleler var; sonrakilerde olayların zamanına ve nedenlerine daha dikkatli bakman gerekiyor. Hepsinde kelime listesi ve açıklamalı sorular bulunuyor.

Kütüphaneyi aç

İlk hikâye: turuncu koltuk

The Orange Chair

Geniş zamanla kurulmuş basit cümleler ve evle ilgili bazı kelimeler.

Olaylar geniş zamanla anlatılıyor. The next day, fiilleri gelecek zamana dönüştürmeden hikâyedeki ertesi güne geçiş yapıyor.

Mara buys an orange chair at a small market. She wants to put it beside her desk, but her room has a narrow door. The chair does not fit through it. Her neighbour Ben helps her turn it on its side. They try again, but it still does not fit. Mara sits on the floor and looks at her new chair in the hall.

There is a wide window at the end of the hall. Ben carries the chair there, and Mara brings a little table. In the afternoon, the window is full of light. Mara reads there for an hour. Another neighbour stops to ask about her book.

The next day, Mara puts two books on the table. Ben adds a magazine. The chair never reaches her room, but now she knows the names of everyone on her floor.

Türkçe çeviri

Mara küçük bir pazardan turuncu bir koltuk alır. Onu çalışma masasının yanına koymak ister ama odasının kapısı dardır. Koltuk kapıdan geçmez. Komşusu Ben, koltuğu yan çevirmesine yardım eder. Tekrar denerler ama koltuk yine geçmez. Mara yere oturur ve koridordaki yeni koltuğuna bakar.

Koridorun sonunda geniş bir pencere vardır. Ben koltuğu oraya taşır, Mara da küçük bir masa getirir. Öğleden sonra pencereden bol ışık girer. Mara orada bir saat kitap okur. Başka bir komşusu durup okuduğu kitabı sorar.

Ertesi gün Mara masaya iki kitap koyar. Ben de bir dergi ekler. Koltuk Mara'nın odasına hiç giremez ama artık Mara kendi katındaki herkesin adını bilir.

Kelimeler ve ifadeler

an orange chair
turuncu bir koltukChair, sandalye ya da koltuk anlamına gelebilir; buradaki durum koltuk anlamını destekliyor.
fit through the door
kapıdan sığarak geçmek
on its side
yan çevrilmiş durumda
the hall
koridorBu hikâyede apartman katındaki ortak koridordan söz ediliyor.
adds a magazine
bir dergi ekler
on her floor
onun oturduğu katta

Okuduğunu anlama

  1. Mara başta koltuğu nereye koymak istiyor?

    Cevap ve açıklaması

    Odasında, çalışma masasının yanına.

    İlk paragrafta She wants to put it beside her desk deniyor.

  2. Koltuk neden koridorda kalıyor?

    Cevap ve açıklaması

    Odanın dar kapısından geçmediği için.

    Mara ve Ben koltuğu yan çevirmeyi deniyor ama koltuk yine geçmiyor.

  3. Ben ertesi gün ne getiriyor?

    Cevap ve açıklaması

    Bir dergi.

    Kitapları Mara koyuyor; ardından Ben adds a magazine ifadesi geliyor.

  4. Hikâyenin sonunda Mara için ne değişiyor?

    Cevap ve açıklaması

    Kendi katındaki bütün komşularının adını öğreniyor.

    Son cümle bu sonucu doğrudan söylüyor; koltuk odaya hiç girmiyor.

Biraz daha zor bir hikâye: iki dakika sessizlik

Two Minutes of Silence

Geçmiş zaman, kararların nedenleri ve bildiğin kelimelerin farklı anlamları.

For a neighbourhood exhibition, Leo decided to record two minutes of silence in his favourite bakery. He imagined visitors listening to the quiet room before the first customers arrived. The owner, Rosa, agreed to let him in at six on Monday morning. Leo brought a recorder, a notebook and a very clear plan.

At first, everything seemed quiet. Then he noticed the fridge. It made a low, steady sound. A bus stopped outside, and someone rolled a bin across the pavement. Leo stopped the recording. Rosa suggested the back room, where the street was harder to hear. They moved two chairs and tried again.

This time, a clock ticked above the door. Rosa reached up to take it down, but Leo asked her to leave it. Between the ticks, he could hear her measuring flour and opening paper bags. The room was not silent. It sounded exactly like the beginning of a working day.

At the exhibition, Leo changed the title to Before the Bread. He kept all two minutes. Rosa visited after work and listened twice. She recognised her shop without seeing a single photograph.

Türkçe çeviri

Leo, mahalledeki bir sergi için en sevdiği fırında iki dakikalık sessizlik kaydetmeye karar verdi. Ziyaretçilerin, ilk müşteriler gelmeden önce sessiz dükkânı dinlediğini hayal ediyordu. Fırının sahibi Rosa, pazartesi sabahı saat altıda içeri girmesine izin verdi. Leo yanına bir ses kayıt cihazı, bir defter ve çok net bir plan aldı.

Başta her yer sessiz görünüyordu. Sonra buzdolabını fark etti. Alçak ve kesintisiz bir ses çıkarıyordu. Dışarıda bir otobüs durdu, biri de kaldırımda tekerlekli bir çöp konteynerini sürükledi. Leo kaydı durdurdu. Rosa, sokak seslerinin daha zor duyulduğu arka odayı önerdi. İki sandalyenin yerini değiştirip tekrar denediler.

Bu kez kapının üstündeki saat tik tak ediyordu. Rosa saati indirmek için elini uzattı ama Leo ondan saati yerinde bırakmasını istedi. Tik takların arasında Rosa'nın un ölçerken ve kâğıt torbaları açarken çıkardığı sesleri duyabiliyordu. Oda sessiz değildi. Tam da bir iş gününün başlangıcı gibi duyuluyordu.

Leo sergide kaydın adını Ekmekten Önce olarak değiştirdi. İki dakikanın tamamını korudu. Rosa işten sonra gelip kaydı iki kez dinledi. Tek bir fotoğraf görmeden kendi dükkânını tanıdı.

Kelimeler ve ifadeler

a neighbourhood exhibition
mahallede düzenlenen bir sergi
a recorder
ses kayıt cihazı
a low, steady sound
alçak ve kesintisiz bir ses
the back room
arka oda
take it down
asılı olduğu yerden indirmekKapının üstünde asılı olan saatten söz ediliyor.
measuring flour
un ölçerken
kept all two minutes
iki dakikanın tamamını koruduLeo kaydın tamamını sakladı.

Okuduğunu anlama

  1. Leo başta ne kaydetmek istiyordu?

    Cevap ve açıklaması

    Müşteriler gelmeden önce fırında iki dakikalık sessizlik.

    İlk paragraf bu planı anlatıyor; Before the Bread adı yalnızca sonda geçiyor.

  2. Neden arka odaya geçiyorlar?

    Cevap ve açıklaması

    Orada sokağın gürültüsü daha az duyuluyor.

    Otobüs ve çöp konteynerinin seslerinden sonra Rosa, where the street was harder to hear ifadesiyle anlatılan yeri öneriyor.

  3. Rosa saati indirdi mi?

    Cevap ve açıklaması

    Hayır. Leo saati yerinde bırakmasını istedi.

    Elini uzatmasından sonra but Leo asked her to leave it ifadesi geliyor.

  4. Ortaya çıkan çalışma ilk fikirden nasıl farklı?

    Cevap ve açıklaması

    Sessizliği değil, iş gününün başlangıcındaki sesleri kaydediyor.

    Leo saatin tik taklarını ve Rosa'nın çalışma seslerini bırakıyor, başlığı değiştiriyor ve iki dakikanın tamamını koruyor.

Kütüphaneyi aç

Biraz ilerleyenler için: fotoğrafın arkasındaki yazı

The Back of the Photograph

Past Perfect, yan cümleler ve başlangıçtaki bir varsayımı yeniden değerlendirme.

Had already written ve had borrowed, asıl olaydan önce gerçekleşen durumlara dönüyor. Aunt burada teyze ya da hala anlamına gelebilir; metin ailenin anne veya baba tarafını belirtmiyor.

Nina was preparing a small display of family photographs for the community centre. Her favourite picture showed her grandfather painting a blue door. Everyone in the family believed that her grandmother had taken it. Nina had already written the label when her younger brother asked why the photographer was not in the picture.

She explained that photographers usually stood behind the camera. He pointed to the window beside the door. In the glass, there was a small reflection: a person holding a camera at chest height. The face was impossible to see, but the striped sleeves looked familiar. Their grandmother never wore stripes.

Nina removed the photograph from its frame. On the back, someone had written a date and two words: First attempt. She called her aunt, who laughed when she heard about the sleeves. The aunt had borrowed her brother’s jumper that afternoon. The aunt’s mother, Nina’s grandmother, had shown her how to hold the camera. The aunt had taken just one photograph before handing the camera back.

Nina made a new label with her aunt’s name and added a copy of the writing on the back. At the opening, visitors spent as much time looking at the reflection as at the blue door. Her aunt stood beside the display, delighted that her first photograph finally had the right name under it.

Türkçe çeviri

Nina, mahalle merkezinde sergilemek için aile fotoğraflarından küçük bir seçki hazırlıyordu. En sevdiği fotoğrafta büyükbabası mavi bir kapıyı boyuyordu. Ailede herkes fotoğrafı büyükannesinin çektiğine inanıyordu. Küçük erkek kardeşi, fotoğrafı çeken kişinin neden resimde olmadığını sorduğunda Nina açıklama etiketini çoktan yazmıştı.

Fotoğrafçıların genellikle kameranın arkasında durduğunu açıkladı. Kardeşi kapının yanındaki pencereyi gösterdi. Camda küçük bir yansıma vardı: biri göğüs hizasında bir fotoğraf makinesi tutuyordu. Yüzü seçilmiyordu ama çizgili kollar tanıdık geliyordu. Büyükanneleri hiç çizgili giysi giymezdi.

Nina fotoğrafı çerçeveden çıkardı. Arkasına biri bir tarih ve iki kelime yazmıştı: İlk deneme. Teyzesini ya da halasını aradı; bu akrabası giysinin kollarını duyunca güldü. O öğleden sonra erkek kardeşinin kazağını ödünç almıştı. Akrabasının annesi, yani Nina'nın büyükannesi, ona fotoğraf makinesini nasıl tutacağını göstermişti. Akrabası makineyi geri vermeden önce yalnızca bir fotoğraf çekmişti.

Nina bu akrabasının adını taşıyan yeni bir açıklama etiketi hazırladı ve fotoğrafın arkasındaki yazının bir kopyasını ekledi. Açılışta ziyaretçiler yansımaya da mavi kapıya baktıkları kadar uzun süre baktılar. Akrabası, ilk fotoğrafının altında sonunda doğru adın yazmasına sevinerek serginin yanında durdu.

Kelimeler ve ifadeler

a display
küçük bir sergi
a label
bir görsele eşlik eden açıklama etiketiBurada sergilenen fotoğrafın yanındaki açıklama yazısıdır.
a reflection
yansıma
at chest height
göğüs hizasında
striped sleeves
çizgili kollar
had borrowed
ödünç almıştıBu eylem, fotoğraf hakkındaki konuşmadan önce gerçekleşmişti.
first attempt
ilk deneme
delighted
çok mutlu; çok sevinmiş

Okuduğunu anlama

  1. Aile, fotoğrafı kimin çektiğine inanıyordu?

    Cevap ve açıklaması

    Nina'nın büyükannesinin.

    Başlangıçta herkesin her grandmother had taken it diye düşündüğü açıkça belirtiliyor.

  2. Küçük erkek kardeşi hangi ayrıntıyı fark ediyor?

    Cevap ve açıklaması

    Kapının yanındaki pencerede, elinde fotoğraf makinesi olan birinin yansımasını.

    Kardeşi camı gösteriyor; yüz görünmüyor ama çizgili kollar görünüyor.

  3. Fotoğrafı aslında kim çekmiş?

    Cevap ve açıklaması

    Nina'nın teyzesi ya da halası.

    Telefondaki akrabası, erkek kardeşinin kazağını ödünç aldığını ve annesinin açıklamasından sonra bir fotoğraf çektiğini doğruluyor.

  4. Nina fotoğrafın yeni açıklama etiketine ne ekliyor?

    Cevap ve açıklaması

    Arkasındaki yazının bir kopyasını.

    Son paragrafta added a copy of the writing on the back deniyor.

Kelimesi kelimesine çevrilmeyen ifadeler

Çeviride eylemin anlamını korumak önemli. Fit through, bir şeyin bir açıklıktan sığıp geçmesini; take down, bir nesneyi yüksek bir yerden indirmeyi; on the back ise fotoğrafın arka yüzünü anlatıyor. Back, back room ve on the back ifadelerinde farklı birleşimlerin içinde yer alıyor.

The chair does not fit through it.
Koltuk kapıdan geçmez.It, odaya ya da çalışma masasına değil, kapıya gönderme yapıyor.
Rosa reached up to take it down.
Rosa saati indirmek için elini uzattı.It, clock kelimesinin yerini tutuyor. Take ve down kelimelerini ayrı ayrı çevirmek gerekmiyor.
On the back, someone had written a date.
Arkasına biri bir tarih yazmıştı.Hangi nesneden söz edildiği önceki cümleden anlaşılıyor: fotoğraf.

Olay örgüsünü anlayıp anlamadığını ayrıntılarla kontrol et

Her hikâyede ilk planı, engeli ve sonucu belirle. Ardından her birini kanıtlayan bir cümle bul. Böylece metinde açıkça söylenenleri kendi varsayımlarından ayırabilirsin.

Üç farklı yorumlama çalışması
Hikâye Neyi kontrol etmeli? Metindeki dayanak
The Orange ChairKoltuğu çalışma masasının yanına koyabildiler mi?Hayır: The chair never reaches her room.
Two Minutes of SilenceLeo kayıt yapmaktan vazgeçti mi?Hayır: He kept all two minutes. Çalışmanın fikrini ve başlığını değiştiriyor.
The Back of the PhotographYansıma tek başına fotoğrafı kimin çektiğini kanıtlıyor mu?Hayır. Giysinin kolları bir ipucu veriyor; Nina'nın akrabasıyla yaptığı konuşma fotoğrafı kimin çektiğini doğruluyor.

Bu hikâyelerden sonra ne okuyabilirsin?

Geniş zamanla anlatılan olayları rahatça takip edebiliyorsan başlangıç düzeyi seçkisiyle devam et. Nedenleri bulmayı ve ayrıntıları karşılaştırmayı tercih ediyorsan orta düzey metinlere geç. Kitap seçkisinden daha uzun bir eser de seçebilirsin.

Önce kütüphane kataloğunu inceleyebilirsin. Luveng'de kitap okumak için kayıt olman ve aktif Premium aboneliğinin olması gerekiyor.