Arkadaşlarla İngilizce diyaloglar

Arkadaşlarla beş İngilizce diyalog: yeniden karşılaşma, hafta sonu sohbeti, davet, plan değişikliği ve destek olma. Kısa bir örneğin yanında daha ayrıntılı konuşmalar da var; her cümlenin Türkçe çevirisi bulunuyor. Metinlerin ardından gelen ifadeler, cevapları kendi durumuna uyarlamana yardımcı olur.

İngilizce cümle alıştırmaları yap

Bir arkadaşla karşılaşınca kısa bir sohbet

Taşınma sonrası haberler

Alex ve Ben bir süredir görüşmemiş iki arkadaş. Alex, Ben'in taşınmayı düşündüğünü biliyor.

AlexBen! Good to see you. How's the new flat?
Ben! Seni görmek güzel. Yeni ev nasıl?
BenIt's great, thanks. I'm still unpacking boxes, though.
Çok iyi, sağ ol. Yalnız hâlâ kutuları boşaltıyorum.
AlexDo you need a hand this weekend?
Bu hafta sonu yardıma ihtiyacın var mı?
BenThat would be brilliant. Are you free on Saturday morning?
Çok iyi olur. Cumartesi sabahı boş musun?
AlexYes. Send me the address and I'll come round at ten.
Evet. Adresi gönder, onda gelirim.
BenThanks! I'll make us some breakfast.
Teşekkürler! İkimize kahvaltı hazırlarım.

Good to see you, tanıdığın birine söylenir; Nice to meet you ise ilk tanışmada kullanılır. Konuşmanın sonundaki though, söylenene bir karşıtlık veya ek ayrıntı katar. Come round bu bağlamda ziyarete gelmek demektir.

How's the new job going?
Yeni iş nasıl gidiyor?Ev yerine, zaten bildiğin başka bir değişikliği sor.
I'm free after lunch, if that helps.
İşine yararsa öğle yemeğinden sonra boşum.Gerçekten uygun olduğun bir saat öner.

Tanıdığın biriyle tüm kişisel soruları baştan sorman gerekmez. Önceki bir konuya dönebilir veya yakın zamanda olan bir değişikliği sorabilirsin. Aşağıdaki diyalog altı konuşma sırasından oluşur.

İki arkadaş arasında hafta sonu sohbeti

How was your weekend? sorusuna cevabını bir ayrıntıyla genişletip aynı soruyu karşıdaki kişiye sorabilirsin. Açıklayıcı sorular ilgi gösterir ve konuyu sürdürmeye yardımcı olur.

Yolculuk yapmadan geçen bir hafta sonu

Lina ve Maya pazartesi günü karşılaşıyor. Lina evde kalıp eski bir sandalyesini yenilemiş.

MayaHow was your weekend? Did you go to the coast?
Hafta sonun nasıl geçti? Sahile gittin mi?
LinaNo, the trains were cancelled, so I stayed home and painted my old chair.
Hayır, trenler iptal edildi, ben de evde kalıp eski sandalyemi boyadım.
MayaReally? What colour did you choose?
Gerçekten mi? Hangi rengi seçtin?
LinaDark green. It looks completely different now.
Koyu yeşil. Şimdi tamamen farklı görünüyor.
MayaI'd love to see it. Was it difficult to do?
Görmeyi çok isterim. Yapması zor muydu?
LinaNot really, but it took longer than I expected. What did you get up to?
Pek değil ama beklediğimden uzun sürdü. Sen neler yaptın?
MayaI went cycling with my brother. We got caught in the rain on the way back.
Erkek kardeşimle bisiklete bindim. Dönüşte yağmura yakalandık.
LinaOh no! Next time we should check the forecast together.
Tüh! Bir dahaki sefere hava tahminine birlikte baksak iyi olur.

What did you get up to? samimi bir sorudur: "Neler yaptın?". Bitmiş bir hafta sonuyla ilgili sorularda did ve fiilin yalın biçimi kullanılır: did you choose. Did sonrasında chose kullanılmaz.

I had a quiet weekend. I mostly read and cooked.
Sakin bir hafta sonu geçirdim. Daha çok kitap okuyup yemek yaptım.Sıra dışı bir şey anlatmadan da anlamlı bir cevap verebilirsin.
That sounds relaxing. What were you reading?
Kulağa dinlendirici geliyor. Ne okuyordun?Aynı konuyla ilgili bir tepki ve bir soru.

Davet, geri çevirme ve alternatif

Arkadaşlar arasında bir daveti geri çevirmek iletişimi kesmek anlamına gelmez. Teşekkür edebilir, nedenini kısaca açıklayabilir ve başka bir buluşma önerebilirsin. Ayrıntılı bir gerekçe sunmak zorunda değilsin.

Masa oyunu akşamı

Dan, arkadaşı Rob'u evine davet ediyor ama Rob cuma günü meşgul.

DanWe're having a board game night on Friday. Do you fancy joining us?
Cuma günü masa oyunu akşamı yapıyoruz. Bize katılmak ister misin?
RobThanks for asking. I'd love to, but I'm helping my parents that evening.
Davetin için sağ ol. Çok isterdim ama o akşam anne babama yardım edeceğim.
DanNo worries. We might play again next month.
Sorun değil. Belki gelecek ay yine oynarız.
RobLet me know if you do. Are you free for lunch on Sunday instead?
Oynarsanız bana haber ver. Onun yerine pazar günü öğle yemeği için boş musun?
DanSunday works. Shall we try that new noodle place?
Pazar uyar. Şu yeni noodle restoranını deneyelim mi?
RobGood idea. Is it the one opposite the cinema?
İyi fikir. Sinemanın karşısındaki mi?
DanYes. I can meet you outside at one.
Evet. Birde dışarıda buluşabiliriz.
RobPerfect. And enjoy the games on Friday!
Harika. Cuma günü de iyi oyunlar!

Fancy joining, Britanya İngilizcesinde samimi bir "Katılmak ister misin?" ifadesidir; fancy sonrasında -ing kullanılır. I’d love to, but... bir daveti nazikçe geri çevirir: önce gitme isteğini, sonra neden mümkün olmadığını belirtir. Might, bir sonraki buluşmayı garanti etmez.

Would you like to join us on Friday?
Cuma günü bize katılmak ister misin?Do you fancy joining us? sorusuna göre daha nötr bir alternatif.
I can't make it this time, but thanks for inviting me.
Bu sefer gelemem ama davet ettiğin için teşekkürler.Make it burada bir şey üretmek değil, katılabilmek anlamındadır.
İngilizce cümle alıştırmaları yap

Planları değiştirmek ve yeni yeri teyit etmek

Geç kalacaksan tahmini varış saatini belirt ve net bir alternatif öner. Değişiklik kabul edilince yeri tekrar söyle; aksi hâlde herkes farklı bir yerde bekleyebilir.

Tren gecikiyor

Emma, arkadaşı Zoe'yi arıyor. Sinemada buluşup biletleri oradan alacaklardı.

EmmaHi, Zoe. My train's delayed. I'm going to be about twenty minutes late.
Selam Zoe. Trenim gecikti. Yaklaşık yirmi dakika geç kalacağım.
ZoeThanks for letting me know. We won't have much time before the film.
Haber verdiğin için sağ ol. Filmden önce pek vaktimiz kalmayacak.
EmmaShall we skip this showing and get tickets for the next one?
Bu seansı geçip sonrakine bilet alalım mı?
ZoeThat sounds better. The next one starts at seven fifteen.
Daha iyi olur. Sonraki seans yedi on beşte başlıyor.
EmmaGreat. Do you want to wait in the café next door?
Harika. Yan taraftaki kafede beklemek ister misin?
ZoeYes. I'll get a table near the window.
Evet. Pencere kenarında bir masa bulurum.
EmmaSorry about the change. I'll meet you in the café, not outside the cinema.
Plan değiştiği için kusura bakma. Sinemanın önünde değil, kafede buluşalım.
ZoeExactly. Don't rush; we've got time now.
Aynen öyle. Acele etme, artık vaktimiz var.

Skip this showing, o seansa gitmemek demektir. Next door, yan tarafta, bitişikteki işletmede anlamındadır. Thanks for letting me know, karşıdaki kişiye haber verdiği için teşekkür eder.

Could we move our meeting to half past six?
Buluşmamızı altı buçuğa alabilir miyiz?Move... to, buluşmanın saatini değiştirir.
I'll text you when I leave the station.
İstasyondan çıkınca sana mesaj atacağım.Bir sonraki iletişimi belirtir. Gelecekten söz edilse de bu cümlede when sonrasında will leave değil, leave kullanılır; Türkçeye "çıkınca" diye çevrilir.

Bir arkadaşa destek olmak ve yardım teklif etmek

Destek olmaya, karşıdaki kişinin sorun hakkında konuşmak isteyip istemediğini sorarak başlayabilirsin. Her şeyin kesinlikle iyi olacağını söylemektense somut yardım teklif etmek daha yararlıdır.

Olumsuz sonuçlanan bir iş görüşmesinden sonra

Sara, arkadaşı Tom'un moralinin bozuk olduğunu fark ediyor. Görüşmeden sonra olumsuz yanıt almış.

SaraYou seem a bit quiet. Do you want to talk about it?
Biraz sessiz görünüyorsun. Konuşmak ister misin?
TomI didn't get the job. I thought the interview had gone well.
İşe alınmadım. Görüşmenin iyi geçtiğini sanıyordum.
SaraI'm sorry. Did they give you any feedback?
Üzüldüm. Sana herhangi bir geri bildirim verdiler mi?
TomOnly that they chose someone with more experience.
Yalnızca daha deneyimli birini seçtiklerini söylediler.
SaraThat's disappointing. Would it help to practise a few answers together?
Hayal kırıklığı yaratmış olmalı. Birkaç cevabı birlikte çalışsak faydası olur mu?
TomMaybe tomorrow. I don't really feel like doing that tonight.
Belki yarın. Bu akşam pek içimden gelmiyor.
SaraOf course. We can leave it for now. Shall we just go for a walk?
Tabii. Şimdilik bırakabiliriz. Sadece yürüyüşe çıkalım mı?
TomYes, I'd like that. Thanks for listening.
Evet, isterim. Dinlediğin için sağ ol.

Would it help to...? baskı yapmadan yardım teklif eder. Don’t feel like doing, o anda bir şeyi yapmak istemediğini belirtir. We can leave it for now, olumsuz cevabı kabul eder ve konuya daha sonra dönmeye imkân tanır.

Would you rather talk about something else?
Başka bir şey konuşmayı mı tercih edersin?Konuyu ve ne kadar paylaşacağını karşıdaki kişi seçer.
No problem. We can talk tomorrow.
Sorun değil. Yarın konuşabiliriz.Konuşmayı erteleme isteğini kısaca kabul eder.

Arkadaşlarla konuşurken cevapları nasıl uyarlayabilirsin?

No worries, fancy ve count me in samimi konuşmalara uygundur. Tanımadığın birine yazarken veya resmî iletişim kurarken nötr seçenekler genellikle daha uygundur: Thank you, Would you like to...? ve I’d be happy to join. Üslup, kişilerin cinsiyetine değil, aralarındaki ilişkiye bağlıdır.

Amacına göre alternatifler
Amaç Cümle Çeviri
Daveti kabul etmekCount me in. What should I bring?Beni de sayın. Ne getireyim?
Hemen karar vermemekCan I let you know tomorrow?Sana yarın haber verebilir miyim?
Başka tarih belirlemeden daveti geri çevirmekThanks, but I can’t this time.Sağ ol ama bu sefer gelemem.
Başka bir gün önermekHow about meeting on Wednesday instead?Onun yerine çarşamba günü buluşmaya ne dersin?
Yeni bir gelişme hakkında daha fazla bilgi almakHow did that go?Nasıl geçti?

Bir arkadaşla kendi konuşmanı nasıl canlandırabilirsin?

Bir durum seç ve başlangıç koşulunu değiştir: davet kabul ediliyor, tren zamanında geliyor veya arkadaşın haber hakkında konuşmak istemiyor. Eski sonuca dönmeden yeni koşula uygun bir cevap ve kapanış oluştur.

Rolleri paylaşarak okurken karakterlerin duygularını taklit etmen gerekmez. Önce anlamı netleştir: kim davet ediyor, kim daveti geri çeviriyor, neye karar verildi? Sonra kendinden bir ayrıntı ve karşıdaki kişiye bir soru ekle.

İlk konuşmaların için başlangıç derlemesine, tek tek tepkiler için mini diyaloglara, ayrıntılı fikir ayrılıkları için orta düzey metinlere bak. Cümle alıştırmalarında ise ayrı etkinliklerle çalışmaya devam edebilirsin.