Take ile kurulan phrasal verb yapıları

Take off bir giysiyi çıkarmak, havalanmak veya hızla başarı kazanmaya başlamak; take up ise bir uğraşa başlamak veya zaman almak anlamına gelebilir. Aşağıda take ile kurulan on birleşimi, anlamlarını, yaygın nesne ve tamamlayıcılarını, çevirileriyle birlikte özgün örneklerini bulabilirsin. Temel fiilin biçimleri take — took — taken şeklindedir.

Tüm çalışmaları gör

Take off: çıkarmak, havalanmak ve hızla başarı kazanmak

I took my muddy boots off at the door.
Çamurlu botlarımı kapıda çıkardım.Botlar doğrudan nesnedir; zamirle took them off kullanılır.
Our flight took off despite the rain.
Uçağımız yağmura rağmen havalandı.Havalanan uçağın kendisidir; doğrudan nesne yoktur.
Her repair business took off after a local interview.
Yerel bir yayın kuruluşuna verdiği röportajdan sonra tamir işi hızla büyümeye başladı.Hızlı başarıyı anlatan mecaz bir anlam.

Giysi çıkarmayı anlatırken take off doğrudan nesne alır ve ayrılabilir: take off a scarf / take a scarf off; ancak zamirle take it off kullanılır. Uçağın havalanmasını veya popülerliğin hızla artmasını anlatırken geçişsizdir. Bir nesneyi çıkarma yapısını bu anlamlara uygulama.

Take up: bir uğraşa başlamak veya yer ve zaman kaplamak

Take up a hobby ve take up swimming, çoğunlukla düzenli yapılan bir uğraşa başlamayı anlatır. Uğraş, isim veya -ing biçimiyle belirtilir: take up swimming denir, take up to swim denmez. Bir başka anlamı da yer veya zaman kaplamaktır: take up space, take up an afternoon. Her iki anlamda da take something up yapısı kullanılabilir; it ile take it up olur.

I took up drawing to spend less time on my phone.
Telefonda daha az vakit geçirmek için çizim yapmaya başladım.
These boxes take up half the hallway.
Bu kutular koridorun yarısını kaplıyor.Burada bir uğraşa başlamak anlamında değildir.
I enjoyed tennis at school and want to take it up again.
Okuldayken tenisi severdim ve yeniden oynamaya başlamak istiyorum.

Take after: bir aile üyesine benzemek

Take after somebody, görünüş veya karakter bakımından kendinden büyük bir aile üyesine benzemeyi anlatır. After, kişiden önce gelir: take after her denir, take her after denmez. Her "benzemek" ifadesinin yerine geçmez: birbirine benzeyen iki bina veya akraba olmayan kişiler için genellikle look like ya da resemble kullanılır. Aile içi benzerlik anlamında basit zamanlar, süreklilik bildiren zamanlardan daha yaygındır.

Eva takes after her father: they are both very patient.
Eva babasına benziyor: ikisi de çok sabırlı.
My grandfather loved music, and I take after him.
Dedem müziği çok severdi; bu yönümle ona benziyorum.
Tüm çalışmaları gör

Take over: başkasının elindeki kontrolü devralmak

Take over, kontrolün, işin veya sorumluluğun el değiştirmesini anlatır. Take over the department ve take the department over kullanılabilir; it ile take it over olur. Görevin ne olduğu belliyse doğrudan nesne söylenmeyebilir. From, işi önceden kimin yaptığını; as ise yeni görevi belirtir: take over from somebody, take over as manager.

I will take over the morning shift from Daniel.
Sabah vardiyasını Daniel'den devralacağım.
The shop needs a new owner, and our neighbours may take it over.
Dükkâna yeni bir sahip gerekiyor; belki komşularımız işletmeyi devralır.
You have been driving for hours. Shall I take over?
Saatlerdir araba kullanıyorsun. Yerine ben geçeyim mi?Diğer kişinin yerine araba kullanmak; hangi görevin devralındığı bağlamdan anlaşılır.

Take on: iş üstlenmek veya birini işe almak

Take on a task bir görevi üstlenmek, take somebody on ise birini işe almak demektir. Bu anlamlarda birleşim ayrılabilir: take it on, take her on. Take over ifadesinden farklı olarak işi önceden yapan birinden devralmayı gerektirmez. İşe alınan kişinin görevini belirtmek için as kullan.

The deadline is tight, but we can take the project on.
Süre kısıtlı ama projeyi üstlenebiliriz.
The workshop took her on as an apprentice.
Atölye onu çırak olarak işe aldı.

Take out: çıkarmak, yemeğe götürmek ve kredi ya da sigorta almak

Take something out of something, bir şeyi çantadan veya kutudan çıkarmak gibi, içinden almayı anlatır. Take somebody out for dinner birini, genellikle hesabını ödeyerek, dışarıda akşam yemeğine götürmektir. Bankacılık ve sigortacılıkta take out a loan / a policy kredi almak veya sigorta poliçesi yaptırmak demektir. Bu geçişli yapıların tümünde kişi zamiri out ifadesinden önce gelir.

The memory card is inside the camera. Take it out carefully.
Hafıza kartı fotoğraf makinesinde. Dikkatlice çıkar.
We took our grandparents out for lunch.
Büyükanne ve büyükbabamızı dışarıda öğle yemeğine götürdük.
They took out insurance before the trip.
Yolculuktan önce sigorta yaptırdılar.

Take in: bilgiyi kavramak, özümsemek

Take in information, özellikle çok miktarda veya beklenmedik bilgiyi kavramayı ve özümsemeyi anlatır. Take in the explanation ve take the explanation in kullanılabilir; zamirle take it in olur. Yalnızca bir sesi duymak değildir: bu birleşim anlamayı vurgular. Bir giysiyi daraltmak veya birini kandırmak gibi başka anlamları da vardır; bunları nesne ve bağlam sayesinde ayırt edebilirsin.

Could you pause? There is a lot to take in.
Biraz ara verebilir misin? Kavramam gereken çok bilgi var.
I read the instructions twice to take them in.
Anlamak için talimatları iki kez okudum.

Take back: satın alınan ürünü iade etmek veya sözünü geri almak

Take something back to a shop, satın aldığın bir ürünü mağazaya iade etmek demektir. Take back a remark ise söylediğinin yanlış olduğunu kabul etmek veya sözünü geri almaktır. Her iki anlamda da doğrudan nesne back ifadesinden önce gelebilir; it mutlaka bu konumda yer alır.

The kettle leaks, so I am taking it back tomorrow.
Su ısıtıcısı su sızdırıyor, bu yüzden yarın mağazaya iade edeceğim.
I take back what I said about your plan.
Planın hakkında söylediklerimi geri alıyorum.

Take apart: parçalarına ayırmak

Take something apart, bir nesneyi söküp parçalarına ayırmayı anlatır. Take apart the mechanism ve take the mechanism apart kullanılabilir; zamirle take it apart olur. Take out ile karıştırma: tek bir parçayı çıkarmak, cihazın tamamını sökmek değildir.

We took the bed apart before moving it upstairs.
Yatağı üst kata çıkarmadan önce söktük.
This lock is easy to take apart but hard to reassemble.
Bu kilidi sökmek kolay ama yeniden birleştirmek zor.

Take down: not almak veya kaldırmak

Take down a number bir numarayı not almak, take down a tent çadırı sökmek, take down a web page ise bir sayfayı internetten kaldırmak demektir. Bunlar farklı eylemlerdir; hepsi genel bir indirmek anlamına gelmez. Bu kullanımlarda birleşim ayrılabilir: take the details down, take them down.

I took the delivery address down during the call.
Telefon görüşmesi sırasında teslimat adresini not aldım.
The signs are out of date. We should take them down.
Bu duyurular güncel değil. Onları kaldırmalıyız.

Kelime sırası ve kısa bir diyalog

Öğrendiklerini pekiştirmek için bir durum seç ve iki cümle kur: birinde nesnenin adını, diğerinde it veya them kullan. Ardından İngilizce çalışmaya devam etmek için Luveng'deki çalışmalara geç.

El bagajı kontrolünden önce

Bir görevli, yolcudan sırt çantasındaki bir eşyayı çıkarmasını ister.

OfficerIs there a laptop in your backpack?
Sırt çantanızda dizüstü bilgisayar var mı?
PassengerYes. Shall I take it out?
Evet. Çıkarayım mı?
OfficerYes, please. You can keep your jacket on.
Evet, lütfen. Ceketinizi çıkarmanıza gerek yok.
PassengerAll right. I have already taken my belt off.
Tamam. Kemerimi zaten çıkardım.

Take it out, çantadaki bilgisayarı çıkarmayı; take my belt off ise üzerinde takılı bir aksesuarı çıkarmayı anlatır. Bu, öğretim amaçlı bir diyalogdur; her havalimanında zorunlu olarak uygulanan bir prosedür değildir.

Birbirinden ayırt edilmesi yararlı yapılar
İşlev Doğru yapı Açıklama
Bir giysiyi çıkarmakTake it off. "Onu çıkar" demektir.It, take ile off arasına gelir.
HavalanmakThe plane has taken off. "Uçak havalandı" demektir.Doğrudan nesne yoktur.
Annesine benzemekShe takes after her. "Ona benziyor" demektir.Her, after ifadesinden sonra gelir.
Bir çalışanın görevini devralmakTake over from him. "Görevi ondan devral" demektir.From, görevi daha önce yapan kişiyi belirtir.