İngilizce zamirler

Zamirler, kimliği ya da anlamı zaten belli bir kişiden, nesneden veya durumdan adını tekrarlamadan söz etmeyi sağlar. Seçim işleve ve anlama bağlıdır: I ile me aynı kişiyi gösterir, ama farklı görevlerde kullanılır; my bir isim gerektirirken mine bütün iyelik ifadesinin yerini tutar.

İngilizce kursunu aç

Temel zamir grupları

Kişi zamirleri kişileri ve nesneleri belirtir; iyelik zamirleri sahiplik anlatır; dönüşlülük zamirleri eylemi aynı kişiye yöneltir. İşaret zamirleri bir şeyi gösterir, soru zamirleri bilgi ister, ilgi zamirleri ise bir ismi açıklamaya bağlar. Belgisiz zamirler birini ya da bir şeyi kesin olarak tanımlamadan belirtir.

Bir sözcük farklı görevler üstlenebilir. This is useful cümlesinde this tek başına durur; this guide ifadesinde ise ismi belirler. Bazı kaynaklar my için ‘iyelik sıfatı’ der; ama biçimi seçerken önemli olan, ismin önündeki belirleyiciyi bağımsız zamirden ayırmaktır. Böylece mine book demekten ve mine gereken yerde my sözcüğünü tek başına kullanmaktan kaçınırsın.

Gruplar ve görevleri
Grup Biçimler Görev
Kişi zamirleriI, me, she, her, they, themÖzne ve nesne biçimleri
İyelik zamirlerimine, yours, hers, ours, theirsİsmi tekrarlamadan sahiplik belirtmek
Dönüşlülük zamirlerimyself, yourself, themselvesÖzneyle nesnenin aynı kişiyi gösterdiğini belirtmek ya da eylemi yapanı vurgulamak
İşaret zamirlerithis, that, these, thoseBu ya da şu nesneyi veya grubu göstermek
Soru zamirleriwho, what, which, whoseKişi, nesne, seçim ya da sahiplik sormak
Belgisiz zamirler ve ilgi zamirlerisomeone, anything; who, which, thatBelirtilmemiş bir kişiyi göstermek; bir açıklamayı bağlamak

Kişi zamirleri: I mı me mi, she mi her mü?

Nötr dilde tam bir cümlede I, he, she, we ve they özne; me, him, her, us ve them ise nesne olarak ve edatlardan sonra kullanılır. You ve it değişmez. Önce sözcüğün görevini belirle, Türkçeyle otomatik eşleştirme yapma: ‘benim için’ for me, ‘benimle’ with me olur. Türkçedeki ‘o’ ayrım yapmazken İngilizcede he genellikle erkek, she kadın için; it ise nesneler ve bağlama göre diğer varlıklar için kullanılır.

Yanında başka biri olduğunda da kural sürer: My sister and I arrived, ama They called my sister and me. Kontrol için diğer kişiyi geçici olarak çıkar: I arrived; They called me. Günlük kısa yanıtlarda Me too ve It’s me doğaldır; bu nedenle ‘me asla tek başına kullanılmaz’ gibi yanlış bir kurala dayanma.

Kişi ve iyelik biçimleri
Özne Nesne İsimden önce Bağımsız kullanım
Imemymine
youyouyouryours
hehimhishis
sheherherhers
itititsNormalde bağımsız biçimi yoktur
weusourours
theythemtheirtheirs
She sent us the address. We thanked her.
Bize adresi gönderdi. Ona teşekkür ettik.
This seat is between you and me.
Bu koltuk seninle benim aramda.Between sonrasında nesne biçimi me kullanılır; Türkçede aynı ilişki ‘seninle benim aramda’ diye kurulur.

My ve mine: isimden önce ya da isimsiz iyelik

My, your, his, her, its, our ve their bir isimden önce gelir; arada sıfat da olabilir: my address, her new coat. Mine, yours, his, hers, ours ve theirs bütün ifadenin yerini tutar: This coat is hers. Bağımsız biçimden sonra ismi tekrarlama. His iki görevde de aynıdır, ama cümledeki yeri farklıdır.

Biçim, sahip olunan nesnenin değil, sahibinin kim olduğuna bağlıdır: his sister bir erkeğin kız kardeşi, her brother bir kadının erkek kardeşidir. İyelik biçimleri kesme işareti almaz: yours, theirs, its. It’s, it is ya da it has kısaltmasıdır; its sözcüğünün başka bir yazımı değildir. My ve diğer iyelik belirleyicilerinden önce artikel kullanılmaz. Türkçedeki ‘benim kitabım’ ile ‘benimki’ ayrımı, isimli ve bağımsız kullanım arasındaki farkı görmeye yardımcı olur.

Your charger is white; mine is black.
Senin şarj aletin beyaz, benimki siyah.Mine, my charger ifadesinin yerini tutar.
The company changed its name. It’s easier to remember now.
Şirket adını değiştirdi. Artık hatırlaması daha kolay.Its iyelik belirtir; it’s burada it is demektir.

Dönüşlülük biçimleri: myself, yourself, themselves

Dönüşlülük zamiri, eylemin özneye döndüğünü gösterir: I introduced myself. Temel biçimler myself, yourself, himself, herself, itself, ourselves, yourselves ve themselves olur. You ile yourself ya da yourselves seçimi, bir kişiye mi birden çok kişiye mi seslenildiğine bağlıdır. Olağan özne olarak I yerine myself kullanma.

Aynı biçim kişinin bizzat katılımını vurgulayabilir: I checked it myself. By ile ‘tek başına’ ya da ‘yardımsız’ anlamına gelebilir: by herself. Wash ve dress gibi günlük eylemlerde, bağımsız yapabilmeyi vurgulamak dışında İngilizcede dönüşlülük zamiri genellikle kullanılmaz. Each other ise herkesin kendisine yaptığını değil, kişiler arasındaki karşılıklı eylemi belirtir.

He made himself a sandwich.
Kendine bir sandviç hazırladı.
We checked the figures ourselves.
Sayıları kendimiz kontrol ettik.Cümle kontrolü kimin yaptığını vurgular.
They introduced themselves, then helped each other.
Kendilerini tanıttılar, sonra birbirlerine yardım ettiler.Themselves ve each other farklı ilişkiler anlatır.

This, that, these, those ve bir duruma gönderme

This ve that tekil ya da sayılamayan kavramlarla, these ve those çoğulla kullanılır. This/these ile that/those arasındaki temel fark yakınlık ve uzaklıktır; ancak bu her zaman fiziksel değildir: konuşan güncel konuyu, yeni olmuş bir olayı ya da daha önce belirtilen bir düşünceyi öne çıkarabilir.

It genellikle önceden tanımlanmış bir nesneye ya da duruma döner; this ve that onu özellikle öne çıkarabilir. Önceki cümlede birden fazla olası isim varsa gerekeni tekrarlamak yararlıdır. Açık gönderme, her tekrardan kaçınmaktan önemlidir: okur he, she ve they zamirlerinin kimi gösterdiğini anlamalıdır.

These are the final plans; those are the old ones.
Bunlar son planlar; şunlar öncekiler.
The train was cancelled. That changed our plans.
Tren iptal edildi. Bu, planlarımızı değiştirdi.That, iptal durumunun tamamına gönderme yapar.

Who, what, which, whose: soru ve açıklama

Who kişi, what içerik ya da nesne sorar; which bilinen bir kümenin içinden seçim yapar; whose sahipliği sorar. Whose bag is this? sorusunda whose, bag ismini belirler; Whose is this? sorusunda tek başınadır. Whom, who sözcüğünün nesne biçimidir; özellikle edattan sonra olmak üzere resmî dilde daha yaygındır.

Who ve which bir ismi açıklamaya da bağlayabilir: the person who called, the file which you sent. That yalnızca ‘şu’ ya da ‘o’ işaret sözcüğü değildir; hangi varlığın kastedildiğini belirleyen yan cümlelerde ilgi zamiri olabilir. Biçimi seçerken önce soru mu sorulduğunu, nesne mi gösterildiğini, yoksa açıklama mı eklendiğini belirle.

Which of these two keys is yours?
Bu iki anahtardan hangisi senin?
Who called you? Who did you call?
Seni kim aradı? Sen kimi aradın?İlk soruda who özne, ikincide nesnedir.

Someone, everyone, they ve uyum

Someone ve somebody ‘biri’, something ‘bir şey’, everyone ‘herkes’, nothing ‘hiçbir şey’ anlamındadır. Bu sözcükler normalde tekil fiil gerektirir: Everyone is ready. Standart İngilizcede nobody olumsuzluğu zaten içerir: Nobody knows, ‘Kimse bilmiyor’ demektir; ayrıca not eklenmez. Türkçede ‘Kimseyi görmedim’ derken hem belgisiz sözcük hem olumsuz fiil kullanırız; bu olumsuzluk uyumu standart İngilizceye doğrudan taşınmaz.

Bir kişinin cinsiyeti bilinmediğinde, konuyla ilgili olmadığında ya da kişi they zamirini kullandığında bu zamir tek bir kişiyi gösterebilir. Fiil uyumu yine they are, they have olur. Bu nedenle Someone left their notebook ifadesinde tekil-çoğul hatası yoktur. Kontrol için her bölümün öznesini ve sonraki zamirin kimi gösterdiğini ayrı ayrı belirle.

Someone has left their keys. They may come back soon.
Biri anahtarlarını bırakmış. Belki yakında geri gelir.
Nobody knows the new password.
Yeni şifreyi kimse bilmiyor.Olumsuz anlamlı nobody burada olumlu biçimdeki knows ile kullanılır.

Zamiri görevine göre seç

Erişime açık bu üç soruyla biçimleri kontrol edebilirsin; sıralı kurstaki ilerlemen kaydedilmez.

Sözcük ismin önünde mi, ismin yerini mi tutuyor, yoksa bir edata mı bağlı, belirle.

1. Please send the address to ___.
Cevap ve açıklaması

me. To edatından sonra nesne biçimi me kullanılır. I öznedir; my bir isimden önce gelir.

2. This is your cup. The other one is ___.
Cevap ve açıklaması

mine. Cup ismi tekrarlanmadığı için bağımsız iyelik biçimi mine kullanılır.

3. Herkes kendisine değil, birbirine yardım etti: They helped ___.
Cevap ve açıklaması

each other. Each other karşılıklı yardımı belirtir. Themselves kendilerine yardım ettikleri anlamına gelirdi; their ise bir isim gerektirir.