Referans anı geçmiştedir
İki nokta düşün: etkinliğin başlangıcı ve hakkında konuştuğun daha sonraki bir an. Past Perfect Continuous bu ikisini ilişkilendirir: geçmişteki o anda etkinlik zaten bir süredir devam ediyordur. Referans anı genellikle Past Simple ile verilir, ancak önceki cümleden de anlaşılabilir.
Bu yapı, etkinliğin mutlaka tam o anda bittiği anlamına gelmez. Bekleyiş otobüsün gelişiyle bitmiş olabilir; çalışma ise telefon görüşmesinden sonra da sürmüş olabilir. Önemliyse, sonrasında ne olduğunu başka bir cümlede açıkla. Bu yapının temel işlevi daha önce başlayan etkinliği göstermektir.
- We had been waiting for forty minutes when the bus finally arrived.
- Otobüs sonunda geldiğinde kırk dakikadır bekliyorduk.Bekleme süresi şimdiye kadar değil, otobüsün gelişine kadar hesaplanır.
- At six, I had been editing the report for two hours. I continued until seven.
- Saat altıda iki saattir raporu gözden geçiriyordum. Yediye kadar devam ettim.Saat altı, çalışmanın bitişi değil, süresini değerlendirdiğimiz andır.
Formül, olumsuz cümle ve soru
Bütün öznelerle aynı dizi kullanılır: had been + V-ing. Had; he, she veya they ile değişmez. Olumsuz cümlede had not, kısaltılmış biçimiyle hadn't kullanılır. Soruda had özneden önce, been ve asıl fiil ise özneden sonra gelir.
I'd been working, I had been working anlamındadır. Been öncesine have olmadan would getirmek bu yapıya uymaz. Kısa yanıtlarda had kullanılır: Yes, I had. / No, I hadn't. How long ile de sıralama aynıdır: How long had you been working?
Bu yapıdaki geçmiş zaman ortacı, be fiilinin been biçimidir. Asıl fiil V3 biçimine girmez, -ing alır. Had been writing ile had written ifadelerini karşılaştır: ikisi de dil bilgisi açısından doğrudur, ancak ilki etkinliği öne çıkarırken ikincisi tamamlanmış bir sonucu bildirebilir.
| Tür | Yapı | Örnek ve çeviri |
|---|---|---|
| Olumlu | S + had been + V-ing | They had been preparing the documents. — O zamana kadar bir süredir belgeleri hazırlıyorlardı. |
| Olumsuz | S + had not been + V-ing | They had not been preparing the documents. — O zamandan önce belgeleri hazırlamakla uğraşmıyorlardı. |
| Evet/hayır sorusu | Had + S + been + V-ing? | Had they been preparing the documents? — O zamandan önce bir süredir belgeleri mi hazırlıyorlardı? |
| Soru sözcüklü soru | What + had + S + been + V-ing? | What had they been preparing? — O zamandan önce bir süredir ne hazırlıyorlardı? |
Süre: for, since ve how long
For, geçmişteki referans anına kadar geçen süreyi belirtir: for half an hour, for several weeks. Since başlangıcı gösterir: since breakfast, since the office opened. Süre, anlatılan geçmiş anda son bulur; otomatik olarak bugüne kadar sayılmaz.
Before, when ve by the time olayları ilişkilendirmeye yardımcı olur, ancak anlamı incelemenin yerini tutmaz. Before yalnızca iki tamamlanmış olayın sırasını gösterebilir; when ise bir etkinliğin zaten bir süredir devam ettiği anı belirtebilir. Daha önce başlayan bu etkinliğe ve gelişimine odaklanıldığında Past Perfect Continuous uygundur.
- By the time the technician arrived, the machine had been making that noise for three days.
- Teknisyen geldiğinde makine üç gündür o sesi çıkarıyordu.
- She had been working at the library since September when I met her in December.
- Onunla aralıkta tanıştığımda eylülden beri kütüphanede çalışıyordu.
- How long had you been practising before your first concert?
- İlk konserinden önce ne kadar süredir pratik yapıyordun?Geçmişteki bir olaydan önceki hazırlığın süresini sorar.
Etkinliğin geçmişteki bir durum üzerindeki etkileri
Past Perfect Continuous, geçmişte belirli bir anda insanların veya nesnelerin durumunu sıkça açıklar. Odak, o duruma yol açan etkinliktedir: çalıştıktan sonra kile bulanmış eller veya uzun süre kullanıldığı için ısınmış bir ekran. Tam süreyi belirtmek zorunlu değildir.
Etkinlik, gözlenen etkiden önce bitmiş olabilir. Anlatılan anda hâlâ sürüyor olması gerekmez. Öte yandan fiilin biçimi tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz; bu ilişkiyi örneğin because içeren bağlam açıklar. Belirli ve tamamlanmış bir sonuç için genellikle Past Perfect Simple kullanılır.
- His hands were covered in clay because he had been making a bowl.
- Bir kâse yapmakla uğraştığı için elleri kile bulanmıştı.Yapı etkinliğin etkilerini açıklar, ancak kâsenin tamamlanıp tamamlanmadığını belirtmez.
- The kitchen smelled of bread. Someone had been baking before we arrived.
- Mutfak ekmek kokuyordu. Biz gelmeden önce biri ekmek pişirmekle uğraşmıştı.
Past Continuous ve Past Perfect ile farkları
Past Continuous, geçmişte belirli bir anda süren eylemi gösterir: at nine she was checking the files. Past Perfect Continuous ise o andan geriye bakar: by nine she had been checking them for an hour. İlk cümle etkinliğin ne zamandır sürdüğünü belirtmez; ikinci cümlede bu süre asıl mesajın parçasıdır.
Past Perfect Simple, tamamlanmış sonuçları ve miktarları anlatmak için kullanışlıdır: had checked twelve files. Past Perfect Continuous ise etkinliği anlatır: had been checking files. Bu, “her zaman bitti” ve “hiç bitmedi” gibi katı bir karşıtlık değildir: work ve live ile Simple da geçmişteki referans anına kadar devam eden bir durumu anlatabilir.
Present Perfect Continuous yapısının referans anı farklıdır: şimdi. Bugünkü yorgunluğu açıklamak için have been working; o geceki yorgunluğu açıklamak için had been working uygundur. Etkinlik geçmişte başladı diye had seçme: Present Perfect Continuous ile anlatılan etkinlik de geçmişte başlar.
| Biçim ve örnek | Çeviri | Anlam |
|---|---|---|
| At noon, she was checking the files. | Öğlen dosyaları kontrol ediyordu. | O anda sürmekte olan eylem. |
| By noon, she had been checking the files for two hours. | Öğlen olduğunda iki saattir dosyaları kontrol ediyordu. | O ana kadarki süre. |
| By noon, she had checked twelve files. | Öğlene kadar on iki dosyayı kontrol etmişti. | Tamamlanmış kontrollerin sayısı. |
Durumlar, tekrarlar ve etkinliğin sınırları
Know, own, believe ve diğer durum fiilleriyle olağan anlamlarında Past Perfect Simple kullanılır: had known, had owned. Süre tek başına Continuous gerektirmez. “O zaman birbirimizi on yıldır tanıyorduk” anlamında had known each other for ten years kullanmak doğaldır.
Etkinlik bildirebilen fiillerle Continuous kullanılabilir: had been thinking about a move. Yapı tekrarları da bir araya getirebilir: had been calling every morning. Burada kesintisiz tek bir telefon görüşmesi değil, seçilen andan önce düzenli olarak tekrarlanan bir etkinlik anlatılır.
Tek ve anlık bir sonuç için genellikle Continuous gerekmez: had found the key, anahtarın o zamana kadar bulunduğunu gösterir. Had been looking for the key ise önceki arama etkinliğini anlatır. Yine de bu, anlık olay bildiren bütün fiilleri dışlamaz: bağlam uygunsa tekrarlanan olaylar sürmekte olan bir etkinlik olarak ele alınabilir.
- They had known each other for ten years when they started the company.
- Şirketi kurduklarında birbirlerini on yıldır tanıyorlardı.
- Before the move, I had been calling the agency every morning.
- Taşınmadan önce bir süredir her sabah acenteyi arıyordum.Önceki dönem boyunca tekrarlanan bir etkinlik.
Sık yapılan hatalar: yapı ve anlatımın zaman ilişkileri
Had been worked ifadesinde Continuous ile geçmiş zaman ortacı karıştırılır: “bir süredir çalışıyordu” anlamında had been working kullanılır. Did you had been working? sorusunda did fazladır; soru Had you been working? diye başlar. He ile has kullanılmaz; çünkü bu yapının yardımcı fiili bütün kişilerde had biçimindedir.
Geçmişteki her uzun eylemi bu yapıyla değiştirme. I worked there for two years, tek başına sona ermiş bir dönemi anlatabilir. Had been working için anlaşılır bir geçmiş referans anı gerekir: örneğin kişi taşındığında zaten iki yıldır orada çalışıyordur. Bu an önceki cümlede verilebilir; her seferinde tekrarlamak gerekmez.
İşin hazır olduğunu belirtmek istiyorsan sonucu ayrıca anlat. Had been repairing the door, kapının tamir edildiğini garanti etmez. Had repaired the door ise odağı tamamlanmış sonuca kaydırır. Aşağıdaki alıştırmalar bu farkları kontrol etmene yardımcı olur; yanıtların kurstaki ilerlemene kaydedilmez.
Past Perfect Continuous alıştırmaları
Önce geçmişteki referans anını bul. Sonra cümlenin bir etkinliği mi, onun süresini mi, yoksa tamamlanmış bir sonucu mu anlattığını kontrol et.