Geçmişten şimdiye uzanan bir etkinlik
Present Perfect Continuous yapısının referans anı şimdidir. Etkinlik konuşma anından önce başlamıştır; konuşan kişi, o zamandan beri geçen bölüme şimdiden bakar. Süre belirtilebilir, ancak bu zorunlu değildir: bazen önemli olan kişinin bir süredir ne yaptığını açıklamaktır.
Bu yapı tekrarlanan etkinlikler için de kullanılır. Bir aydır akşamları ders çalışmak, bir ay boyunca hiç durmadan çalışmak demek değildir. Continuous bu tekrarları güncel bir etkinlik olarak bir araya getirir. Etkinliğin tam konuşma anında da sürüp sürmediği bağlamdan anlaşılır.
- I have been sorting these photos for an hour, and there are still two folders left.
- Bir saattir bu fotoğrafları düzenliyorum ve hâlâ iki klasör kaldı.Etkinlik şimdiye kadar sürüyor; iş henüz bitmedi.
- We have been meeting online every Thursday since March.
- Marttan beri her perşembe internet üzerinden buluşuyoruz.Bunlar tek bir kesintisiz eylem değil, düzenli buluşmalar.
Yapısı: have veya has, been ve -ing
I, you, we ve they ile have; he, she ve it ile has kullanılır. Been değişmez, asıl fiil -ing alır. Soruda have veya has özneden önce gelir; olumsuz cümlede not, yardımcı fiilin hemen ardından yer alır. Bu yapıda do ve does gerekmez.
Kısaltmalarda I have, I've; she has, she's; have not, haven't; has not ise hasn't olur. She's been working ifadesindeki 's, is değil has anlamındadır. Kısa yanıtta ilk yardımcı fiil tekrarlanır: Yes, she has. / No, she hasn't.
-ing biçiminin yazılışını kontrol et: write — writing, lie — lying, sit — sitting, open — opening. Ünsüzün çift yazılması sözcüğün yapısına ve vurgulu hecesine bağlıdır; her fiilin son harfi çift yazılmaz.
| Tür | Yapı | Örnek ve çeviri |
|---|---|---|
| Olumlu | S + have/has been + V-ing | She has been checking the figures. — Bir süredir rakamları kontrol ediyor. |
| Olumsuz | S + have/has not been + V-ing | She has not been checking the figures. — Bir süredir rakamları kontrol etmiyor. |
| Evet/hayır sorusu | Have/Has + S + been + V-ing? | Has she been checking the figures? — Bir süredir rakamları kontrol ediyor mu? |
| Soru sözcüklü soru | How long + have/has + S + been + V-ing? | How long has she been checking the figures? — Ne zamandır rakamları kontrol ediyor? |
For, since ve How long sorusu
For süreyi belirtir: for twenty minutes, for six months. Since dönemin başlangıcını gösterir: since noon, since September. Since sonrasında başlangıçtaki olayı anlatan tam bir cümle de gelebilir: since we moved. Bu yan cümlede tamamlanmış bir olay için genellikle Past Simple gerekir.
How long, şimdiye kadarki süreyi sorar. When did you start? ile karşılaştır: bu soru süreyi değil, başlangıç anını sorar. For yalnızca Perfect Continuous ile kullanılmaz: I worked there for a year, sona ermiş bir geçmiş dönemi; I have known her for a year ise devam eden bir durumu anlatır.
- They have been repairing the lift since Monday.
- Pazartesiden beri asansörü tamir ediyorlar.
- I have been using this desk since we moved into the office.
- Ofise taşındığımızdan beri bu çalışma masasını kullanıyorum.
- How long have you been looking for a flat?
- Ne zamandır daire arıyorsun?Soru, şimdiyle bağlantısı devam eden arayışın süresini soruyor.
Yakın zamandaki bir etkinlik ve etkileri
Present Perfect Continuous, güncel bir durumu yakın zamanda yapılan bir etkinlikle açıklayabilir: merdiven çıkan biri nefes nefese kalmıştır, çalışan birinin ellerine boya bulaşmıştır veya masanın üzerinde belgeler dağınık duruyordur. Etkinlik bitmiş olabilir; önemli olan etkilerinin şimdi görülmesidir.
Bu yüzden “eylem mutlaka devam etmeli” kuralı tam doğru değildir. Ara verildiğini açıkça göstermek için bağlam ekle: now I am taking a break. Amaç, bir kapının tamamen boyanması gibi belirli ve tamamlanmış bir sonucu anlatmaksa çoğunlukla Present Perfect Simple daha uygundur. İki yapı da şimdiyle bağlantılı olabilir; ilettikleri bilgi farklıdır.
- My sleeves are wet because I have been washing the windows.
- Camları sildiğim için giysimin kolları ıslak.Silinen camların sayısı değil, etkinliğin etkileri önemlidir.
- I have been carrying boxes, but now I am taking a break.
- Bir süredir kutu taşıyordum ama şimdi dinleniyorum.Etkinlik konuşmadan önce durdu; buna rağmen Continuous kullanımı uygundur.
Present Perfect mi, Present Perfect Continuous mu?
Present Perfect Simple, tamamlanan sonuçları ve miktarları anlatmak için kullanışlıdır: have written four emails. Present Perfect Continuous ise etkinliği öne çıkarır: have been writing emails. İkinci yapı, hiçbir e-postanın hazır olmadığı sonucunu vermez; yalnızca kaçının tamamlandığını belirtmez.
Live, work, teach ve bazı başka fiillerle iki yapı da devam eden bir durumu anlatabilir. I have worked here for five years ve I have been working here for five years cümlelerinin ikisi de mümkündür; Continuous etkinliği daha çok vurgular. Simple, işi otomatik olarak bitmiş hâle getirmez; Continuous da işin geçici olduğunu kanıtlamaz.
Present Continuous, geçmişine mutlaka dönmeden güncel durumu gösterir: I am waiting outside. Present Perfect Continuous ise daha önce başlayan bir dönemle bağlantı kurar: I have been waiting outside for twenty minutes. Türkçede bu süreyi “Yirmi dakikadır dışarıda bekliyorum” diye anlatabiliriz. Mesajın tamamı yesterday afternoon gibi sona ermiş bir geçmiş döneme aitse Past Simple kullanılır.
| Örnek | Çeviri | İletilen bilgi |
|---|---|---|
| I have translated six pages. | Altı sayfayı çevirdim. | Çevirisi tamamlanan sayfaların sayısı. |
| I have been translating this chapter all morning. | Bütün sabahtır bu bölümü çeviriyorum. | Etkinlik ve ona ayrılan süre. |
| I am translating a chapter this week. | Bu hafta bir bölüm çeviriyorum. | İçinde bulunulan dönemde yapılan geçici iş. |
Durum fiilleri: Simple ne zaman kullanılır?
Know, believe, own ve need, olağan anlamlarında sürmekte olan etkinlikleri değil durumları anlatır. Uzun dönemlerde bile genellikle Present Perfect Simple kullanılır: have known, have owned. Türkçede “uzun zamandır” dediğimiz için yapıya been eklemeyiz.
Önemli olan sözcük için her durumda geçerli bir yasak değil, anlamıdır. Think, “sanmak” ya da “üzerinde düşünmek” anlamına gelebilir; have, “sahip olmak” anlamını taşıyabilir veya bir etkinlik ifadesinin parçası olabilir. Bu yüzden have been thinking about the problem doğaldır: bir konuyu düşünme etkinliğini anlatır. Sahipliği nötr biçimde anlatırken have been having değil, have had kullanılır.
- We have owned this printer for three years.
- Bu yazıcı üç yıldır bizde.Sahiplik bir durumdur; bu yüzden Perfect Simple kullanılır.
- We have been thinking about replacing the printer.
- Bir süredir yazıcıyı değiştirmeyi düşünüyoruz.Bir konuyu düşünmek etkinliktir; bu yüzden Continuous kullanılabilir.
Sık yapılan hatalar ve cümleni kontrol etme
She has working ifadesinde been; She has been work ifadesinde -ing eksiktir. Doğru dizi She has been working şeklindedir. Has she been working? sorusuna does ekleme ve been biçimini değiştirme. She hasn't been working olumsuz cümlesinde not, has ile birleşir.
Süre öncesinde since kullanma: for two hours, ama since two o'clock denir. Tamamen geçmişte kalmış bir etkinliğin zamanı olan yesterday ile Present Perfect Continuous kullanma. I was working yesterday veya I worked yesterday diyebilirsin. Buna karşılık since yesterday, şimdiye uzanan bir dönem oluşturur.
Seçimden önce kendine sor: Referans anı ne? Etkinliğin şimdiyle bağlantısı sürüyor mu? Bir sonucu belirtmek gerekiyor mu? Fiil bu anlamda Continuous ile kullanılabiliyor mu? Bu inceleme, tek bir zaman ifadesi aramaktan daha yararlıdır. Aşağıdaki konu testi bir Premium dersi değildir ve öğrenme ilerlemeni kaydetmez.
Present Perfect Continuous alıştırmaları
Yardımcı fiil dizisini, for ve since kullanımını, ardından etkinlik ile sonuç ayrımını kontrol et. Sorular, vermen gereken anlamı açıkça belirtir.