Edattan sonra ne gelir?
Edattan sonra genellikle bir isim ve onu niteleyen sözcükler, nesne biçimindeki bir zamir ya da -ing biçiminde bir fiil gelir: beside the new building, with us, after eating. Bu grup bir eylemi ya da başka bir sözcüğü açıklayabilir: work in a library, a book about history. Bazı edatlar birden çok kelimeden oluşur: in front of, because of.
Edat her zaman bağlı olduğu öğenin hemen önünde durmaz. Günlük sorularda sık sık sonda kalır: Who are you waiting for? Daha resmî For whom are you waiting? seçeneği de vardır, ama nötr bir anlatımda zorunlu değildir. Önemli olan, yapının gerektirdiği edatı korumaktır.
- The seat next to me is free.
- Yanımdaki koltuk boş.To sonrasında zamirin nesne biçimi olan me kullanılır.
- She checked the address before leaving.
- Çıkmadan önce adresi kontrol etti.Before edatından sonra eylem -ing biçiminde gelir.
Zaman edatları: at, on ve in
At genellikle belirli bir saatle, on gün ya da tarihle, in ay, yıl ya da daha uzun bir dönemle kullanılır. Bu yararlı bir başlangıçtır; ancak kalıplaşmış ifadeler ayrıca ele alınmalıdır: at night, in the morning. Günün bir bölümü belirli bir güne bağlandığında genellikle on kullanılır: on Tuesday morning.
Birçok yaygın zaman ifadesinde last, next, this ve every önüne edat gelmez: next Friday, this evening, every winter. Hafta sonu için Britanya İngilizcesinde sıkça at the weekend, Amerikan İngilizcesinde on the weekend kullanılır. Bunlar kullanım farklılıklarıdır; biri diğerini yanlış yapmaz.
| Biçim | Zaman bilgisi | Örnek ve çevirisi |
|---|---|---|
| at | Saat | at 7.15 — saat 7:15'te |
| on | Gün, tarih, belirli bir günün sabahı ya da akşamı | on Friday evening — cuma akşamı |
| in | Ay, mevsim, yıl ya da günün bir bölümü | in October — ekim ayında |
| Edatsız | Olağan zaman ifadelerinde next, last, this, every | next month — gelecek ay |
- The office opens at nine on weekdays.
- Ofis hafta içi saat dokuzda açılır.
- We moved here in April and met our neighbours the next day.
- Buraya nisanda taşındık ve ertesi gün komşularla tanıştık.
Süre, başlangıç noktası ve son tarih
For ‘ne kadar süre?’ sorusunu yanıtlar; since bir dönemin başlangıcını belirtir; during ise bir olayı sözü edilen dönemin içine yerleştirir. During sonrasında yalnızca saat miktarı değil, bir dönemin ya da etkinliğin adı gelir: during the workshop, ama for two hours. Edat tek başına fiilin zamanını belirlemez: for şimdiki, geçmiş ve gelecek zaman yapılarıyla kullanılır.
By bir son sınır belirtir: eylem en geç belirtilen zamana kadar gerçekleşmelidir. Until ise bir durumun belli bir sınıra kadar sürmesini anlatır. Raporu by six göndermekle üzerinde until six çalışmayı karşılaştır. Şimdiden itibaren sayıldığında in two hours genellikle ‘iki saat sonra’ demektir; tamamlanan bir eylemle birlikteyse eylemi bitirmek için gereken süreyi gösterebilir.
- I have known her since 2020.
- Onu 2020'den beri tanıyorum.
- We talked for an hour during the journey.
- Yolculuk sırasında bir saat sohbet ettik.
- Send the file by five. I will be online until six.
- Dosyayı en geç beşte gönder. Altıya kadar çevrim içi olacağım.By eylemin son sınırını, until ise devam eden durumun bitiş noktasını belirtir.
Yer edatları: iç alan, yüzey ve nokta
In yeri genellikle bir alan ya da iç mekân olarak sunar: in a drawer, in Prague. On nesneyi bir yüzeyle, hatla ya da binanın katıyla ilişkilendirir: on the ceiling, on the third floor. At ise yeri bir buluşma ya da etkinlik noktası olarak gösterir: at the entrance, at work. Nesnenin büyüklüğü tek başına seçimi belirlemez.
At the station, kişinin binanın içinde olup olmadığını açıklamaz: istasyon bir buluşma yeridir. In the station iç mekânı vurgular. Ulaşım araçlarında yerleşmiş kalıplar vardır: on a bus, on a train, ama in a car. Ulaşım biçimi genellikle artikelsiz by ile anlatılır: by train, by car; ‘yürüyerek’ ise on foot olur.
| Edat | İfade | Çeviri ve anlam |
|---|---|---|
| in | in the cupboard | dolabın içinde |
| on | on the cupboard | dolabın üstünde, yüzeyinde |
| at | at the cupboard | dolabın yanında; dolap konum noktası olarak alınır |
| under / above | under / above the shelf | rafın altında / rafın yukarısında |
| between / among | between two doors / among the trees | iki kapının arasında / ağaçların arasında |
Yön ve izlenen yol
To varış yerini; towards, varış yerine mutlaka ulaşmadan bir yönü; into içeri girmeyi; out of içeriden çıkmayı belirtir. On genellikle yüzey üzerindeki konumu, onto o yüzeye doğru hareketi anlatır. In ile into farkı anlama bağlıdır: run in the park parkta koşmak, run into the park ise koşarak parka girmektir.
Across genellikle bir alanın bir yanından öbür yanına geçişi, through ise içinden geçmeyi anlatır. Along bir hat boyunca hareketi belirtir. Go sonrasında home önüne to gelmez: go home. Arrive ile nokta olarak düşünülen yer için at, şehir ya da ülke için in kullanılır; arrive to London, olağan ‘varmak’ anlamında uygun değildir.
- We walked towards the bridge but stopped at the café.
- Köprüye doğru yürüdük, ama kafede durduk.
- She carried the box into the garage.
- Kutuyu garajın içine taşıdı.
- The path goes through a tunnel and across a field.
- Patika bir tünelin içinden geçip bir tarlayı aşar.
Fiil, sıfat ve isimlerden sonra kullanılan edatlar
Listen to, depend on, interested in ve a reason for ifadelerinde edat, asıl kelimeyle birlikte seçilir. Mekânsal anlam her zaman yardımcı olmaz. Edatın tek başına çevirisini değil, örneğiyle birlikte küçük bir yapıyı öğren. Bir kelime farklı edatlar alabiliyorsa anlamın nasıl değiştiğini kontrol et.
Türkçede ek ya da edatla kurduğumuz bazı ifadeler İngilizcede edatsızdır: ‘bir odaya girmek’ enter a room, ‘bir soruya cevap vermek’ answer a question olur. Discuss a problem derken de about kullanılmaz. Discuss a problem with someone yapısında with diğer katılımcıyı belirtir. Türkçedeki her ‘-de’, ‘-den’ ya da ‘hakkında’ ifadesini ayrı çevirmeye çalışma: önce fiilin yapısını, sonra katılımcıları ve koşulları belirle.
- We discussed the timetable with our colleagues.
- Programı iş arkadaşlarımızla görüştük.Discuss sonrasında about gelmez; with konuşulan kişileri belirtir.
- She apologised to the team for changing the date.
- Tarihi değiştirdiği için ekipten özür diledi.To özrün kime yöneltildiğini, for nedenini belirtir. For sonrasında -ing kullanılır.
Yeni bir cümlede edat nasıl kontrol edilir?
Önce serbestçe eklenebilen yer-zaman bilgisini kalıplaşmış bir birleşimden ayır. Zaman için an, dönem ya da son sınır mı belirtiyor; yer için konum mu hareket mi anlatıyor, kontrol et. Sonra asıl kelimenin hangi yapıyı gerektirdiğine bak. Son olarak edattan sonraki biçimi incele: with he değil with him; without wait değil without waiting.
İki seçenek de mümkün görünüyorsa ikisinin anlamını da açıklamayı dene. Work at a school, okulu çalışma yeri olarak sunar; work in a school ise kurumun içinde olmayı vurgulayabilir. Bu karşılaştırma, her bağlamda geçerli tek bir edat aramaktan daha net bir kavrayış sağlar.
Üç farkı kontrol et
Bu kısa kontrol; tarih, son sınır ve fiil-edat birleşimini ayırt etmene yardımcı olur. Burada kurs ilerlemesi kaydedilmez.