If clause kullanımı: koşul cümleleri

İngilizce koşul cümleleri bir koşulu bir sonuca bağlar: genellikle ne olduğu, gelecekte neyin mümkün olduğu ya da başka koşullarda neyin değişeceği. Zero, first, second ve third conditional adları modelleri karşılaştırmayı kolaylaştırır; ancak yapı, iki bölümün anlamına ve zamanına göre seçilir.

İngilizce kursunu aç

Koşul ve sonuç: yapı nasıl yorumlanır?

If ile başlayan yan cümle koşulu, ana cümle ise o koşuldaki sonucu ya da eylemi gösterir. Bölümlerin sırasını değiştirsen de aralarındaki temel ilişki değişmez. If bölümü baştaysa sonuna genellikle virgül konur. Ana cümleden sonra geliyorsa genellikle virgül kullanılmaz.

İki soruyla başla: Koşul hangi zamana, sonuç hangi zamana ait? Sonra durumun gerçek bir olasılık mı yoksa hayal edilen bir alternatif mi olarak sunulduğuna karar ver. If sonrasındaki geçmiş biçim her zaman geçmişi göstermez: ikinci tip koşul cümlesinde genellikle şimdiki ya da gelecekteki gerçeklikten uzaklığı belirtir.

Temel koşul cümlesi modelleri
Model Yaygın yapı Temel anlam
Zeroif + Present Simple; Present SimpleTekrarlanan ilişki, kural
Firstif + Present Simple; will + fiilGelecekte gerçek olasılık
Secondif + Past Simple; would + fiilHayal edilen şimdi ya da gelecek
Thirdif + Past Perfect; would have + V3Geçmişin alternatif bir biçimi
MixedKoşul ve sonuç farklı zamanlardaÖrneğin geçmişteki koşul, şimdiki sonuç
If the bus is late, we will walk.
Otobüs gecikirse yürüyerek gideceğiz.
We will walk if the bus is late.
Otobüs gecikirse yürüyerek gideceğiz.İngilizce bölümlerin sırası değişti, ama aralarındaki ilişki korundu.

Sıfırıncı tip koşul cümlesi: olağan sonuç

Zero conditional; düzenlilikleri, talimatları ve tekrarlanan sonuçları anlatır. Yalnızca bilimsel gerçeklerle sınırlı değildir: birinin alışılmış tepkisini ya da bir cihazın çalışma biçimini de gösterebilir. Temel modelde iki bölüm de Present Simple ile kurulur. Anlam ‘her ... olduğunda’ ifadesine yaklaştığında bazen if yerine when kullanılabilir.

Sonuç mantıklı diye sıfırıncı tipi seçme. Önemli olan, genel bir ilişki mi yoksa gelecekteki belirli bir durumu mu anlattığındır. ‘Listeyi unutunca gereğinden fazla şey alırım’ bir alışkanlıktır. ‘Yarın listeyi unutursam seni ararım’ ise gelecekteki belirli bir durumu anlatır.

If I skip lunch, I get hungry before five.
Öğle yemeğini atlarsam beşten önce acıkırım.Yarın için bir plan değil, alışılmış bir tepki.
If you press this button, the screen lights up.
Bu düğmeye basarsan ekran açılır.

Birinci tip koşul cümlesi: mümkün gelecek

First conditional, konuşan koşulu gerçek bir olasılık olarak gördüğünde kullanılır. Temel modelde if sonrasında Present Simple gelir. Türkçede geleceğe ilişkin ‘gelirse’ diyebildiğimiz gibi İngilizcede de bu bölümde gelecek zaman biçimi şart değildir. Ana cümlede will, uygun başka bir modal fiil ya da emir kipi bulunabilir: sonuç bir söz, olasılık, tavsiye ya da talimat olabilir.

‘If sonrasında will kullanılmaz’ kuralı, gelecekteki koşulun olağan anlatımıyla ilgilidir. If yanında will kullanımını bütünüyle yasaklamaz: örneğin yardım etmeye istekli olmayı anlatabilir. Başlangıçta temel kalıbı öğrenip daha az yaygın kullanımların anlamını ayrıca kontrol etmek yararlıdır.

If the parcel arrives today, I will bring it tomorrow.
Paket bugün gelirse yarın getiririm.
If you finish early, you can use the meeting room.
Erken bitirirsen toplantı odasını kullanabilirsin.
If the lift stops, call this number.
Asansör durursa bu numarayı ara.Ana cümlede will değil, bir talimat var.

İkinci tip koşul cümlesi: hayal edilen şimdi ya da gelecek

Second conditional, şimdiki durumun başka türlü olduğunu ya da gelecekte düşük olasılıklı bir durumu hayal etmeyi sağlar. Yaygın kalıp if + Past Simple, would + yalın fiil biçimidir. Ana cümlede could ya da might, olasılık ekler veya sonucu daha az kesin sunar. Bu, ‘asla olmayacak’ kalıbı değildir: konuşan, durumu nasıl sunacağını seçer.

Varsayımsal koşulda be için tüm kişilerle were kullanılabilir: If I were, If she were. Daha az resmî dilde was da görülür. Tavsiye veren If I were you ifadesinde were kullan. Would genellikle iki bölümde birden değil, sonuç bölümünde bulunur: If I had time, I would help.

If I had a larger desk, I would keep both monitors.
Daha büyük bir masam olsaydı iki monitörü de tutardım.Cümle şimdiki koşullarla ilgili; had geçmişteki bir masayı anlatmıyor.
If I were you, I would ask for a written reply.
Senin yerinde olsam yazılı yanıt isterdim.

Üçüncü tip koşul cümlesi: geçmişin başka bir biçimi

Third conditional, tamamlanmış geçmişi başka türlü düşünür: koşul gerçekleşmemiştir ya da olaylar farklı gelişmiştir. If bölümünde had + V3, sonuçta would have + V3 kullanılır. V3 fiilin üçüncü hâli, yani past participle biçimidir: düzenli fiillerde -ed ile biter; düzensiz fiillerde kontrol edilmelidir.

Türkçede ‘olsaydı, olurdu’ ile ‘olmuş olsaydı, olmuş olurdu’ gibi varsayım yapıları ikinci ve üçüncü tipi ayırt etmeye yardımcı olabilir; yine de her iki bölümü de zamanda konumlandır. Şu an zamanının olmamasıyla dün kaçırılmış bir fırsatı karşılaştır. Üçüncü tipte would yerine imkân için could, daha az kesin sonuç için might gelebilir. Yapı bir alternatif anlatır; sonucun garanti olduğunu kanıtlamaz.

If we had checked the address, we would not have gone to the wrong building.
Adresi kontrol etseydik yanlış binaya gitmezdik.İki bölüm de tamamlanmış bir durumla ilgili.
If she had taken the earlier bus, she might have arrived before lunch.
Daha erken bir otobüse binseydi belki öğle yemeğinden önce varırdı.

Karma koşul cümleleri: iki farklı zaman

Karma koşul cümlesinde koşul ve sonuç farklı zamanlara aittir. Geçmişteki koşul ve şimdiki sonuç için if + Past Perfect, would + yalın fiil kullanılır. Cümle, geçmiş başka türlü olsaydı şimdiki durumun nasıl değişeceğini açıklar. Now ve today bu ilişkiyi görmeye yardımcıdır, ama kalıbın zorunlu parçaları değildir.

Ters model de vardır: kalıcı ya da şimdiki bir özellik, geçmişteki alternatif bir sonuca bağlanır. Bu durumda if + Past Simple, would have + V3 ile birleşir. Bunu otomatik olarak üçüncü tipe çevirme: önce koşulun, geçmişteki o anda da geçerli olan kalıcı bir özellik olup olmadığını kontrol et.

If I had charged my laptop last night, I could work here now.
Dizüstü bilgisayarı dün gece şarj etmiş olsaydım şimdi burada çalışabilirdim.Geçmişteki koşul, şimdiki imkân.
If I were more organised, I would not have missed yesterday’s deadline.
Daha düzenli biri olsaydım dün son tarihi kaçırmazdım.Kalıcı özellik, geçmişteki sonuç.

If, when, unless ve sık yapılan hatalar

Gelecek bağlamında if, olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini açık bırakır; when ise genellikle gerçekleşmesini beklenen bir şey olarak sunar. Unless yaklaşık olarak if not anlamındadır, ama anlamı kontrol etmeden her olumsuz if cümlesinin yerine konmaz. Olağan unless koşulunda Türkçe çeviri olumsuz diye not ekleme: unless istisnayı zaten belirtir.

Aynı durumda yapıları karşılaştır: If I find the receipt, I will return the jacket, fişi bulmak hâlâ mümkündür; If I found the receipt, I would return the jacket, hayal edilen bir olasılıktır; If I had found the receipt, I would have returned the jacket, geçmişin başka bir biçimidir. Böylece yalnızca ekler tablosunu değil, konuşanın bakış açısını görürsün.

We will start unless you ask us to wait.
Bizden beklememizi istemezsen başlayacağız.
When the meeting ends, I will call you.
Toplantı bitince seni arayacağım.Konuşan toplantının bitmesini bekliyor.

Koşulun ve sonucun zamanını belirle

Bu, bazı modelleri kontrol eden erişime açık kısa bir bölümdür; kursun bütün alıştırmaları değildir ve ilerleme kaydedilmez.

Önce bağlamı oku, sonra cümleyi tamamla.

1. Yarın için gerçek bir plan: If it ___ tomorrow, we will stay indoors.
Cevap ve açıklaması

rains. Olağan gelecek koşulunda if sonrasında Present Simple kullanılır: rains. Will sonuç bölümünde yer alır.

2. Dün saati kontrol etmedim ve geç kaldım: If I had checked the time, I ___ late.
Cevap ve açıklaması

would not have been. Hem koşul hem de alternatif sonuç geçmişte: would not have been.

3. Dizüstü bilgisayar dün şarj edilmedi; şimdi çalışmak mümkün değil: If we had charged it, we ___ work now.
Cevap ve açıklaması

could. Bu karma bir modeldir: farklı bir geçmiş, şimdiki bir imkânı sağlardı. Could work now bu sonucu anlatır.