Türkçe anlamlarıyla İngilizce fiiller

Günlük hayat, seyahat, iletişim ve iş için Türkçe anlamları, fonetik gösterimleri ve telaffuzlarıyla İngilizce fiiller. Bildiğin fiiller cümle kurmana yardımcı olur; yenileri eylemleri, düşünceleri ve duyguları daha kesin anlatmanı sağlar.

İngilizce kelime öğren

Anlamlarına göre İngilizce fiiller

Verilen anlamlar, kelimelerin fiil olarak kullanımına aittir. Bir kelimeyi Luveng'deki çalışmalarına eklemek için "+" düğmesine bas. Ana sözlükte başka karşılıklar da bulunabilir.

Günlük eylemler

Olağan etkinlikler, alışkanlıklar ve günlük işler için fiiller.

  1. be [biː]
    olmak
  2. have [hæv]
    sahip olmak, var
  3. do [duː]
    yapmak, etmek, gerçekleştir
  4. make [meɪk]
    yapmak, üretmek, etmek
  5. use [juːz]
    kullanmak, kullanma, yararlanmak
  6. need [niːd]
    ihtiyaç duymak; gerekmek
  7. want [wɒnt]
    istemek, arzulamak, istemek istemek
  8. get [ɡet]
    elde etmek; olmak; varmak
  9. put [pʊt]
    koymak, yerleştirmek, bırakmak
  10. keep [kiːp]
    tutmak, saklamak, sürdürmek
  11. take [teɪk]
    almak, götürmek, çekmek
  12. give [ɡɪv]
    vermek, sunmak
  13. eat [iːt]
    yemek, yemek yemek
  14. drink [drɪŋk]
    içmek
  15. sleep [sliːp]
    uyumak
  16. wake [weɪk]
    uyanmak, uyanış, uyandırmak
  17. open [ˈəʊpən]
    açmak
  18. close [kləʊz]
    kapatmak
  19. start [stɑːt]
    başlamak
  20. finish [ˈfɪnɪʃ]
    bitirmek; tamamlamak

Hareket ve yer değiştirme

Yer değiştirme, izlenen yollar ve konumla ilgili kelimeler.

  1. go [ɡəʊ]
    gitmek, git
  2. come [kʌm]
    gelmek, gel
  3. walk [wɔːk]
    yürümek; yürüyüş yapmak
  4. run [rʌn]
    koşmak, çalıştırmak, işletmek
  5. move [muːv]
    hareket ettirmek; yer değiştirmek
  6. leave [liːv]
    ayrılmak, izin
  7. arrive [əˈraɪv]
    varmak, ulaşmak, gelmek
  8. return [rɪˈtɜːn]
    geri dönmek; geri vermek
  9. drive [draɪv]
    araç sürmek; arabayla gitmek
  10. ride [raɪd]
    ata binmek; bisiklete binmek
  11. fly [flaɪ]
    uçmak
  12. travel [ˈtrævəl]
    seyahat etmek
  13. follow [ˈfɒləʊ]
    takip etmek, izlemek, ardından gelmek
  14. reach [riːtʃ]
    ulaşmak, erişmek, varmak
  15. carry [ˈkærɪ]
    taşımak, götürmek, taşımakla yükümlü olmak
  16. bring [brɪŋ]
    getirmek, götürmek, taşımak
  17. send [send]
    göndermek, yollamak, iletmek
  18. fall [fɔːl]
    düşmek
  19. stand [stænd]
    ayakta durmak
  20. sit [sɪt]
    oturmak, oturur durumda olmak, oturmak üzere yerleşmek

İletişim ve bilgi

Konuşmak, soru sormak, yanıt vermek ve bilgi alışverişi için fiiller.

  1. say [seɪ]
    söylemek, demek
  2. tell [tel]
    söylemek, anlatmak, bildirmek
  3. speak [spiːk]
    konuşmak, söylemek
  4. talk [tɔːk]
    konuşmak; sohbet etmek
  5. ask [ɑːsk]
    sormak, istemek, rica etmek
  6. answer [ˈɑːnsər]
    yanıt vermek
  7. call [kɔːl]
    aramak, çağırmak, çağrı yapmak
  8. write [raɪt]
    yazmak, yazı yazmak, kaleme almak
  9. read [riːd]
    okumak, okumakla anlamak
  10. listen [ˈlɪsən]
    dinlemek, kulak vermek
  11. hear [hɪər]
    duymak, işitmek
  12. show [ʃəʊ]
    göstermek
  13. explain [ɪkˈspleɪn]
    açıklamak, izah etmek, anlatmak
  14. report [rɪˈpɔːt]
    bildirmek; aktarmak
  15. suggest [səˈdʒest]
    önermek, tavsiye etmek
  16. offer [ˈɒfər]
    sunmak; teklif etmek
  17. agree [əˈɡriː]
    kabul etmek, aynı fikirde olmak, anlaşmak
  18. mean [miːn]
    anlamına gelmek, demek, ortalama almak
  19. describe [dɪˈskraɪb]
    tanımlamak, betimlemek, tarif etmek
  20. share [ʃeər]
    paylaşmak

Düşünme ve bilgi

Anlama, bellek ve kararlardan söz etmek için fiiller.

  1. know [nəʊ]
    bilmek; tanımak
  2. think [θɪŋk]
    düşünmek, sanmak
  3. understand [ˌʌndəˈstænd]
    anlamak
  4. remember [rɪˈmembər]
    hatırlamak, anımsamak
  5. forget [fəˈɡet]
    unutmak
  6. learn [lɜːn]
    öğrenmek, öğrenim
  7. believe [bɪˈliːv]
    inanmak, itikat etmek, güvenmek
  8. consider [kənˈsɪdər]
    düşünmek, değerlendirmek
  9. decide [dɪˈsaɪd]
    karar vermek
  10. choose [tʃuːz]
    seçmek, tercih etmek
  11. expect [ɪkˈspekt]
    beklemek, ummak, tahmin etmek
  12. hope [həʊp]
    ummak; umut etmek
  13. realize [ˈrɪəlaɪz]
    fark etmek, gerçekleştirmek, anlamak
  14. notice [ˈnəʊtɪs]
    fark etmek
  15. recognize [ˈrekəɡnaɪz]
    tanımak, fark etmek, kabul etmek
  16. imagine [ɪˈmædʒɪn]
    hayal etmek, tasavvur etmek
  17. compare [kəmˈpeər]
    karşılaştırmak
  18. check [tʃek]
    kontrol etmek; gözden geçirmek
  19. plan [plæn]
    planlamak
  20. try [traɪ]
    denemek; çalışmak

İş ve eğitim

Öğrenmek, çalışmak ve sonuç almak için temel eylemler.

  1. work [wɜːk]
    çalışmak
  2. study [ˈstʌdɪ]
    ders çalışmak; öğrenim görmek
  3. teach [tiːtʃ]
    öğretmek, ders vermek, eğitmek
  4. practice [ˈpræktɪs]
    pratik yapmak; alıştırma yapmak
  5. create [krɪˈeɪt]
    yaratmak, oluşturmak
  6. build [bɪld]
    inşa etmek, kurmak, yapmak
  7. develop [dɪˈveləp]
    geliştirmek
  8. improve [ɪmˈpruːv]
    iyileştirmek, geliştirmek, düzelmek
  9. change [tʃeɪndʒ]
    değişmek; değiştirmek
  10. solve [sɒlv]
    çözmek, halletmek
  11. prepare [prɪˈpeər]
    hazırlamak, hazırlanmak, önceden hazırlık yapmak
  12. complete [kəmˈpliːt]
    tamamlamak
  13. continue [kənˈtɪnjuː]
    devam etmek, sürdürmek
  14. include [ɪnˈkluːd]
    içermek, dahil etmek, kapsamak
  15. provide [prəʊˈvaɪd]
    sağlamak, temin etmek, sunmak
  16. support [səˈpɔːt]
    desteklemek
  17. lead [liːd]
    yol göstermek; önderlik etmek
  18. manage [ˈmænɪdʒ]
    yönetmek, idare etmek, başa çıkmak
  19. pay [peɪ]
    ödemek
  20. buy [baɪ]
    satın almak, almak, satın al

Duygular ve ilişkiler

Duygular, başkalarıyla ilişkiler ve kişisel deneyimler için fiiller.

  1. feel [fiːl]
    hissetmek, duymak, hissettir
  2. love [lʌv]
    sevmek; âşık olmak
  3. like [laɪk]
    sevmek; hoşlanmak
  4. hate [heɪt]
    nefret etmek
  5. enjoy [ɪnˈdʒɔɪ]
    zevk almak, keyif almak, tadını çıkarmak
  6. prefer [prɪˈfɜːr]
    tercih etmek, yeğlemek
  7. trust [trʌst]
    güvenmek
  8. help [help]
    yardım etmek
  9. meet [miːt]
    buluşmak, tanışmak, karşılamak
  10. live [lɪv]
    yaşamak, canlı
  11. stay [steɪ]
    kalmak
  12. become [bɪˈkʌm]
    olmak, haline gelmek, dönüşmek
  13. seem [siːm]
    görünmek, gibi gelmek, sanılmak
  14. appear [əˈpɪər]
    görünmek, belirmek, ortaya çıkmak
  15. laugh [lɑːf]
    gülmek
  16. smile [smaɪl]
    gülümsemek
  17. worry [ˈwʌrɪ]
    endişelenmek
  18. miss [mɪs]
    özlemek, kaçırmak, ıskalamak
  19. care [keər]
    önemsemek; ilgilenmek
  20. hope [həʊp]
    ummak; umut etmek

İngilizce fiilleri neden ayrıca çalışmalı?

Fiil bir eylemi veya durumu ifade eder ve İngilizce cümlenin temel öğelerindendir. Sık kullanılan küçük bir fiil grubu, kendinden söz etmene, soru sormana, planlarını anlatmana ve ana fikri anlamana yardımcı olur.

Anlamı kısa bir kelime grubuyla birlikte öğren: make a plan, take a bus, ask a question. Bu, kendi yanıtında doğru fiili seçmeni kolaylaştırır.

Fiillerle sık kullanılan kelime grupları

make a plan

Let us make a plan for the weekend.

Hafta sonu için bir plan yapalım.

take a bus

I take a bus to work every morning.

Her sabah işe otobüsle giderim.

ask a question

Can I ask you a question?

Sana bir soru sorabilir miyim?

keep a promise

He always keeps his promises.

O her zaman sözünü tutar.

reach a place

We reached the hotel before dinner.

Akşam yemeğinden önce otele vardık.

solve a problem

The team solved the problem quickly.

Ekip sorunu hızla çözdü.

share an idea

She shared an interesting idea.

O ilginç bir fikir paylaştı.

improve a skill

Daily practice improves your speaking skills.

Her gün pratik yapmak konuşma becerilerini geliştirir.

Fiiller nasıl akılda tutulur?

Yalın hâli dinle ve kısa bir cümle kur: I work every day, "Her gün çalışırım". Zamanı değiştir: I worked yesterday, "Dün çalıştım". Anlamı bilmek, yeni biçime odaklanmanı sağlar.

Düzenli fiiller geçmiş zamanı -ed ile, zaten e ile bitiyorlarsa -d ile oluşturur: work, worked; live, lived. Bazı yazılışlar değişir: study, studied; stop, stopped. Düzensiz biçimler için ilgili tabloya bak.

Düzensiz fiiller tablosu

Say, tell, speak ve talk arasında nasıl seçim yapılır?

Say genellikle söylenen sözleri aktarır: She said hello, "O merhaba dedi". Tell çoğunlukla bir şeyin kime aktarıldığını belirtir: Tell me your name, "Bana adını söyle". Ancak kime söylendiğini belirtmek her zaman gerekmez: tell a story, "bir hikâye anlatmak"; tell the truth, "doğruyu söylemek" demektir.

Speak, örneğin bir dili konuşmaktan söz ederken kullanılır: I speak English, "İngilizce konuşuyorum". Talk ise sohbetlerde yaygındır: We talked about work, "İş hakkında konuştuk". Birçok durumda speak ile talk birbirinin yerine kullanılabilir; uygun seçeneği cümlenin tamamıyla birlikte öğren.

Fiillerle kendi cümlelerini nasıl kurarsın?

Bildiğin bir kelime grubunu al ve tamamlayıcısını değiştir: read a book, "kitap okumak"; read a message, "mesaj okumak" demektir. Sonra kişiyi veya zamanı ekle: I read every evening, "Her akşam okurum". Öğrendiğin birkaç fiille bile birçok farklı cümle kurabilirsin.

Yararlı kelime gruplarını bütünüyle not al. Luveng'in kişisel sözlüğünde bir kelime veya ifade için kendi Türkçe karşılığını kaydedebilirsin. Practice bu listede fiilin Amerikan yazımıyla yer alır; Britanya İngilizcesinde fiil practise olarak yazılır.

Kişisel İngilizce sözlük

Sık sorulan sorular

Önce hangi İngilizce fiilleri öğrenmeliyim?

Sık kullanılan eylemlerle başla: be, have, do, go, come, make, take, give, know, think, say ve tell.

Bütün biçimleri aynı anda öğrenmem gerekir mi?

Anlam ve yararlı bir cümleyle başla. Sonra kendi cümlelerin için gereken biçimleri ekle. Düzenli fiiller için -ed ekini ve yazım özelliklerini çalış; sık kullanılan düzensiz fiiller için tablodaki üç biçimi karşılaştır.

Say, tell, speak ve talk arasındaki fark nedir?

Say söylenen sözlerle ilgilidir; tell çoğunlukla kime söylendiğini belirtir, ancak tell a story ve tell the truth ifadelerinde de kullanılır. Speak bir dili konuşabilme becerisi veya resmî bir konuşma için; talk ise günlük bir sohbet için yaygındır.