Türkçe anlamlarıyla İngilizce sıfatlar

İnsanları, nesneleri ve duyguları betimlemek için Türkçe anlamları, fonetik gösterimleri ve telaffuzlarıyla İngilizce sıfatlar. Bunları bildiğin isimlere ekleyerek düşünceni daha kesin anlatırsın: a room, "bir oda"; a comfortable room, "rahat bir oda" demektir.

İngilizce kelime öğren

Anlamlarına göre sıfatlar

Verilen anlamlar, kelimelerin sıfat olarak kullanımına aittir. Bir kelimeyi Luveng'deki çalışmalarına eklemek için "+" düğmesine bas. Ana sözlükte başka karşılıklar da bulunabilir.

Nitelik ve değerlendirme

Nesneleri, olayları ve sonuçları değerlendiren sıfatlar.

  1. good [ɡʊd]
    iyi
  2. bad [bæd]
    kötü, fena
  3. great [ɡreɪt]
    harika, büyük, muhteşem
  4. excellent [ˈeksələnt]
    mükemmel, harika, kusursuz
  5. perfect [ˈpɜːfɪkt]
    mükemmel, kusursuz, eksiksiz
  6. important [ɪmˈpɔːtənt]
    önemli, mühim
  7. useful [ˈjuːsfəl]
    yararlı, faydalı, kullanışlı
  8. possible [ˈpɒsəbl]
    mümkün, olası
  9. impossible [ɪmˈpɒsəbl]
    imkansız, olanaksız
  10. right [raɪt]
    doğru; yerinde
  11. wrong [rɒŋ]
    yanlış, hatalı
  12. true [truː]
    doğru, gerçek, hakiki
  13. false [fɔːls]
    yanlış, sahte, gerçek dışı
  14. special [ˈspeʃəl]
    özel, hususi, seçkin
  15. common [ˈkɒmən]
    yaygın, ortak, genel
  16. different [ˈdɪfərənt]
    farklı, ayrı
  17. same [seɪm]
    aynı, benzer, eş
  18. simple [ˈsɪmpl]
    basit, sade, yalın
  19. difficult [ˈdɪfɪkəlt]
    zor, güç, çetin
  20. easy [ˈiːzi]
    kolay, zahmetsiz

Boyut, şekil ve miktar

Boyutları, şekilleri ve hacmi betimleyen kelimeler.

  1. big [bɪɡ]
    büyük, iri
  2. small [smɔːl]
    küçük, ufak, az
  3. large [lɑːdʒ]
    büyük, geniş, iri
  4. little [ˈlɪtl]
    küçük
  5. long [lɒŋ]
    uzun
  6. short [ʃɔːt]
    kısa, az, kısaca
  7. high [haɪ]
    yüksek
  8. low [ləʊ]
    alçak; düşük
  9. wide [waɪd]
    geniş, yaygın
  10. narrow [ˈnærəʊ]
    dar, daraltmak
  11. deep [diːp]
    derin
  12. full [fʊl]
    dolu, tam, bütün
  13. empty [ˈemptɪ]
    boş
  14. heavy [ˈhevɪ]
    ağır, yoğun
  15. light [laɪt]
    hafif
  16. round [raʊnd]
    yuvarlak
  17. straight [streɪt]
    düz, doğruca, dolaysız
  18. thick [θɪk]
    kalın, yoğun, gür
  19. thin [θɪn]
    ince, zayıf, cılız
  20. single [ˈsɪŋɡl]
    tek; bireysel

Kişilik ve insanlar

Kişiliği, davranışları ve ilişkileri betimleyen sıfatlar.

  1. kind [kaɪnd]
    iyi kalpli; nazik
  2. friendly [ˈfrendlɪ]
    arkadaş canlısı, dostça, sevecen
  3. pleasant [ˈplezənt]
    hoş, keyifli, güzel
  4. honest [ˈɒnɪst]
    dürüst, namuslu
  5. careful [ˈkeəfəl]
    dikkatli, özenli, tedbirli
  6. helpful [ˈhelpfəl]
    yardımsever, yardımcı, faydalı
  7. quiet [kwaɪət]
    sessiz, sakin, suskun
  8. serious [ˈsɪərɪəs]
    ciddi, ağırbaşlı, önemli
  9. funny [ˈfʌnɪ]
    komik, eğlenceli, tuhaf
  10. clever [ˈklevər]
    zeki, kurnaz, akıllı
  11. smart [smɑːt]
    akıllı, zeki, şık
  12. strong [strɒŋ]
    güçlü, sağlam, kuvvetli
  13. brave [breɪv]
    cesur, yürekli, gözü pek
  14. patient [ˈpeɪʃənt]
    sabırlı
  15. active [ˈæktɪv]
    aktif, etkin, faal
  16. confident [ˈkɒnfɪdənt]
    kendine güvenen, emin
  17. busy [ˈbɪzɪ]
    meşgul, yoğun, hareketli
  18. free [friː]
    özgür; ücretsiz
  19. ready [ˈredɪ]
    hazır, hazır olmak
  20. sure [ʃɔːr]
    emin; kesin

Duygular ve kişinin durumu

Ruh hâli, kişinin kendini nasıl hissettiği ve duygularla ilgili kelimeler.

  1. happy [ˈhæpɪ]
    mutlu, mesut
  2. sad [sæd]
    üzgün, kederli
  3. angry [ˈæŋɡrɪ]
    kızgın, öfkeli, sinirli
  4. afraid [əˈfreɪd]
    korkmuş, çekingen
  5. tired [taɪəd]
    yorgun
  6. unhappy [ʌnˈhæpɪ]
    mutsuz, memnuniyetsiz
  7. curious [ˈkjʊərɪəs]
    meraklı, tuhaf, ilginç
  8. pleased [pliːzd]
    memnun, hoşnut
  9. anxious [ˈæŋkʃəs]
    endişeli, kaygılı, tedirgin
  10. relaxed [rɪˈlækst]
    rahat, gevşemiş, sakin
  11. calm [kɑːm]
    sakin
  12. proud [praʊd]
    gururlu, onurlu
  13. sorry [ˈsɒrɪ]
    üzgün; pişman
  14. glad [ɡlæd]
    memnun, sevinçli, mutlu
  15. lonely [ˈləʊnlɪ]
    yalnız, ıssız
  16. comfortable [ˈkʌmftəbl]
    rahat, konforlu
  17. safe [seɪf]
    güvenli, emniyetli, zarar görmeyen
  18. healthy [ˈhelθɪ]
    sağlıklı, sıhhatli
  19. sick [sɪk]
    hasta, rahatsız
  20. hungry [ˈhʌŋɡrɪ]
    aç

Zaman ve hız

Zaman, yaş, sıra ve tempoyla ilgili sıfatlar.

  1. new [njuː]
    yeni
  2. old [əʊld]
    eski, yaşlı, ihtiyar
  3. young [jʌŋ]
    genç
  4. early [ˈɜːlɪ]
    erken
  5. late [leɪt]
    geç, geç kalmış, son
  6. fast [fɑːst]
    hızlı
  7. slow [sləʊ]
    yavaş, ağır, yavaşça
  8. quick [kwɪk]
    hızlı, çabuk, seri
  9. recent [ˈriːsənt]
    son, yakın, güncel
  10. modern [ˈmɒdən]
    modern, çağdaş
  11. future [ˈfjuːtʃər]
    gelecekteki
  12. past [pɑːst]
    geçmiş
  13. first [ˈfɜːst]
    ilk; birinci
  14. last [lɑːst]
    son; geçen
  15. next [nekst]
    gelecek; sonraki
  16. daily [ˈdeɪlɪ]
    günlük
  17. regular [ˈreɡjələr]
    düzenli, olağan, muntazam
  18. temporary [ˈtempərərɪ]
    geçici, muvakkat
  19. final [ˈfaɪnəl]
    son, nihai
  20. current [ˈkʌrənt]
    mevcut, şimdiki, güncel

Nesnelerin görünüşü ve durumu

Nesnelerin görünüşünü, rengini, sıcaklığını ve durumunu betimleyen kelimeler.

  1. beautiful [ˈbjuːtɪfəl]
    güzel, hoş, zarif
  2. clean [kliːn]
    temiz
  3. dirty [ˈdɜːtɪ]
    kirli, pis
  4. dark [dɑːk]
    karanlık, koyu
  5. bright [braɪt]
    parlak, aydınlık, zeki
  6. hot [hɒt]
    sıcak, hararetli, acı
  7. cold [kəʊld]
    soğuk
  8. warm [wɔːm]
    ılık; sıcak
  9. cool [kuːl]
    serin
  10. dry [draɪ]
    kuru
  11. wet [wet]
    ıslak, nemli
  12. soft [sɒft]
    yumuşak, hafif, nazik
  13. hard [hɑːd]
    sert, zor, sıkı
  14. open [ˈəʊpən]
    açık
  15. shut [ʃʌt]
    kapalı
  16. fresh [freʃ]
    taze, yeni, serin
  17. natural [ˈnætʃərəl]
    doğal, tabii
  18. red [red]
    kırmızı, kızıl
  19. green [ɡriːn]
    yeşil
  20. blue [bluː]
    mavi, hüzünlü

İngilizcede sıfatlar nasıl kullanılır?

Sıfatlar nitelik, boyut, renk, durum veya kişilik belirtir. Genellikle isimden önce gelir: a small room, "küçük bir oda". Sıfat çoğulda değişmez: two small rooms, "iki küçük oda". Türkçedeki gibi, İngilizce sıfatların da cinsiyete göre değişen biçimleri yoktur.

Sıfat, be veya başka bir bağlayıcı fiilden sonra da gelebilir: The room is small, "Oda küçük"; You look happy, "Mutlu görünüyorsun" demektir. Türkçede yüklem kişi veya çoğul eki alabilse de İngilizce sıfatın biçimi değişmez. Hem bir özellik hem de bir durum aynı be fiiliyle anlatılabilir; Türkçe karşılığı cümlenin anlamına göre belirlenir.

Zıt anlamları karşılaştır: big ve small, early ve late, easy ve difficult. Bu çiftlerle farklı betimlemeler yap: a big bag, "büyük bir çanta"; a small bag, "küçük bir çanta" demektir.

Kısa cümlelerde sıfatlar

a simple question

This is a simple question.

Bu basit bir soru.

a narrow street

The hotel is on a narrow street.

Otel dar bir sokakta.

a helpful person

Our new colleague is very helpful.

Yeni iş arkadaşımız çok yardımsever.

feel tired

I feel tired after the trip.

Yolculuktan sonra kendimi yorgun hissediyorum.

be ready

The report will be ready tomorrow.

Rapor yarın hazır olacak.

fresh food

This market sells fresh food.

Bu pazarda taze yiyecekler satılıyor.

an important meeting

We have an important meeting today.

Bugün önemli bir toplantımız var.

safe and comfortable

The room is safe and comfortable.

Oda güvenli ve rahat.

Yeni sıfatlar nasıl kullanılır?

Bildiğin bir nesneyi seç ve betimle: a new phone, "yeni bir telefon"; a small table, "küçük bir masa" demektir. Sonra özelliği değiştir: an old phone, "eski bir telefon"; a large table, "büyük bir masa". Bildiğin isim, yeni sıfatı anlamana ve kullanmana yardımcı olur.

Bildiğin kelimelere yenilerini ekle. Good ve bad, hot ve cold çiftleriyle bile bir sonucu değerlendirebilir, havayı anlatabilir veya siparişini daha açık verebilirsin. Zamanla useful, warm ve comfortable gibi daha kesin kelimeler betimlemelerini çeşitlendirir.

Anlam neden kelime grubuna bağlıdır?

Bu listede kind, "iyi kalpli" demektir: a kind person, "iyi kalpli bir insan". A kind of music ifadesinde ise aynı yazılış, "tür" anlamındaki isimdir: "bir müzik türü". Patient kelimesinin de iki kullanımı vardır: a patient teacher, "sabırlı bir öğretmen"; a patient, "bir hasta" demektir.

Bazı betimlemeler, bütün bir ifade olarak çevrildiğinde daha doğal olur. I am sorry, "Özür dilerim" veya "Üzgünüm"; I am glad, "Sevindim" olarak karşılanabilir. Örnek, hem sıfatın anlamını hem de yaygın kullanımını öğrenmene yardımcı olur.

Türkçe anlamları ve okunuşlarıyla İngilizce kelimeler

Sık sorulan sorular

İngilizcede sıfatlar çoğulda değişir mi?

Hayır. Sıfatın biçimi aynı kalır: a new book ve new books.

İngilizcede sıfat nereye gelir?

Genellikle isimden önce veya be, seem, look, feel ve diğer bağlayıcı fiillerden sonra gelir.

Sıfatlar nasıl daha kolay öğrenilir?

Anlamlarına göre gruplandır, zıt anlamlı çiftleri birlikte öğren ve kısa betimlemelerde kullan.