En çok kullanılan 1.000 İngilizce kelime

Luveng'in sık kullanılan kelimeler kataloğundan seçilmiş, Türkçe anlamları, fonetik gösterimleri ve telaffuzlarıyla 1.000 İngilizce kelime. Günlük cümleler, kısa mesajlar ve okuma için yararlı bir temel. Bildiğin kelimeleri geç, yenilerine odaklan.

Bilmediğin kelimeleri öğren

Kelimeler: 401-500 / 1000

Liste, kullanım sıklığına göre 100 kelimelik bölümlere ayrılmıştır. Bir kelimeyi Luveng'deki çalışmalarına eklemek için "+" düğmesine bas. Arama yalnızca açık olan yüz kelimelik grup içinde yapılır.

  1. current [ˈkʌrənt]
    mevcut, şimdiki, güncel
  2. story [ˈstɔːrɪ]
    hikâye, öykü, anlatı
  3. across [əˈkrɒs]
    karşısında, boyunca, ötesinde
  4. food [fuːd]
    yiyecek, gıda, yemek
  5. toward [tɔrd]
    -e doğru, yönünde, istikametinde
  6. relationship [rɪˈleɪʃənʃɪp]
    ilişki, bağlantı, münasebet
  7. energy [ˈenədʒɪ]
    enerji, güç, canlılık
  8. cost [kɒst]
    maliyet, masraf, bedel
  9. due [djuː]
    vadesi gelmiş, borçlu, gereken
  10. feel [fiːl]
    hissetmek, duymak, hissettir
  11. sometimes [ˈsʌmtaɪmz]
    bazen, ara sıra
  12. space [speɪs]
    uzay, boşluk, alan
  13. central [ˈsentrəl]
    merkezi, merkezî, orta
  14. method [ˈmeθəd]
    yöntem, metot
  15. idea [aɪˈdɪə]
    fikir, düşünce
  16. science [saɪəns]
    bilim
  17. design [dɪˈzaɪn]
    tasarım, dizayn
  18. trade [treɪd]
    ticaret, alım satım
  19. quite [kwaɪt]
    oldukça, epey
  20. test [test]
    test, sınav, deneme
  21. close [kləʊz]
    yakın, kapatmak, kapanmak
  22. note [nəʊt]
    not, not etmek, fark etmek
  23. main [meɪn]
    ana, temel, başlıca
  24. source [sɔːs]
    kaynak, menşe, çıkış noktası
  25. population [ˌpɒpjəˈleɪʃən]
    nüfus, popülasyon, topluluk
  26. turn [tɜːn]
    dönmek, dönüş, çevirmek
  27. needs [niːdz]
    ihtiyaçlar, gereksinimler, lüzumlar
  28. foreign [ˈfɒrɪn]
    yabancı, dış, ecnebi
  29. material [məˈtɪərɪəl]
    malzeme, materyal, gereç
  30. account [əˈkaʊnt]
    hesap, muhasebe, hesap vermek
  31. living [ˈlɪvɪŋ]
    yaşayan, canlı, oturma
  32. performance [pəˈfɔːməns]
    performans, gösteri, icra
  33. late [leɪt]
    geç, geç kalmış, son
  34. cause [kɔːz]
    sebep, neden, yol açmak
  35. likely [ˈlaɪklɪ]
    muhtemel, olası, büyük ihtimalle
  36. hard [hɑːd]
    sert, zor, sıkı
  37. plan [plæn]
    plan, tasarlamak, program
  38. sure [ʃɔːr]
    emin, kesin, elbette
  39. increase [ɪnˈkriːs]
    artış, artırmak, çoğaltmak
  40. activity [ækˈtɪvətɪ]
    faaliyet, etkinlik, aktivite
  41. project [ˈprɒdʒekt]
    proje, tasarı
  42. west [west]
    batı
  43. risk [rɪsk]
    risk, tehlike
  44. play [pleɪ]
    oynamak, oyun, çalmak
  45. return [rɪˈtɜːn]
    geri dönmek, iade etmek, dönüş
  46. journal [ˈdʒɜːnəl]
    dergi, günlük
  47. property [ˈprɒpətɪ]
    mülk, özellik, gayrimenkul
  48. physical [ˈfɪzɪkəl]
    fiziksel, bedensel
  49. private [ˈpraɪvɪt]
    özel, mahrem, şahsi
  50. British [ˈbrɪtɪʃ]
    ingiliz, britanyalı
  51. text [tekst]
    metin, yazı, metin mesajı
  52. wanted [ˈwɒntɪd]
    aranan, istenen, arzulanan
  53. believe [bɪˈliːv]
    inanmak, itikat etmek, güvenmek
  54. king [kɪŋ]
    kral, hükümdar
  55. paper [ˈpeɪpər]
    kağıt, belge, makale
  56. America [əˈmer.ɪ.kə]
    amerika, amerika birleşik devletleri
  57. size [saɪz]
    boyut, ölçü, beden
  58. lower [ˈləʊər]
    daha düşük, alt, azaltmak
  59. blood [blʌd]
    kan
  60. response [rɪˈspɒns]
    yanıt, cevap, tepki
  61. anything [ˈenɪθɪŋ]
    herhangi bir şey, her şey
  62. cultural [ˈkʌltʃərəl]
    kültürel
  63. probably [ˈprɒbəblɪ]
    muhtemelen, büyük olasılıkla
  64. quality [ˈkwɒlətɪ]
    kalite, nitelik
  65. today [təˈdeɪ]
    bugün
  66. range [reɪndʒ]
    aralık, yelpaze, menzil
  67. finally [ˈfaɪnəlɪ]
    sonunda, nihayet
  68. movement [ˈmuːvmənt]
    hareket, akım
  69. behind [bɪˈhaɪnd]
    arkasında, gerisinde
  70. outside [ˌaʊtˈsaɪd]
    dışarıda, dışında
  71. difficult [ˈdɪfɪkəlt]
    zor, güç, çetin
  72. surface [ˈsɜːfɪs]
    yüzey, satıh
  73. strong [strɒŋ]
    güçlü, sağlam, kuvvetli
  74. building [ˈbɪldɪŋ]
    bina, yapı
  75. situation [sɪtjʊˈeɪʃn]
    durum, vaziyet, hal
  76. significant [sɪɡˈnɪfɪkənt]
    önemli, kayda değer, anlamlı
  77. understand [ˌʌndəˈstænd]
    anlamak, kavramak
  78. writing [ˈraɪtɪŋ]
    yazı, yazma, yazılı metin
  79. soon [suːn]
    yakında, kısa süre içinde, az sonra
  80. moment [ˈməʊmənt]
    an, anlık, dakika
  81. decision [dɪˈsɪʒən]
    karar
  82. modern [ˈmɒdən]
    modern, çağdaş
  83. simply [ˈsɪmplɪ]
    basitçe, sadece, kısaca
  84. six [sɪks]
    altı
  85. instead [ɪnˈsted]
    yerine
  86. door [dɔːr]
    kapı
  87. president [ˈprezɪdənt]
    cumhurbaşkanı, başkan
  88. review [rɪˈvjuː]
    inceleme, gözden geçirme, değerlendirme
  89. near [nɪər]
    yakın, civarında
  90. patient [ˈpeɪʃənt]
    hasta, sabırlı
  91. amount [əˈmaʊnt]
    miktar, tutar, meblağ
  92. top [tɒp]
    üst, tepe, zirve
  93. job [dʒɒb]
    iş, meslek, görev
  94. indeed [ɪnˈdiːd]
    gerçekten, hakikaten, doğrusu
  95. center [ˈsentər]
    merkez, orta, merkez nokta
  96. rule [ruːl]
    kural, hüküm, yönetmek
  97. key [kiː]
    anahtar, kilit, kilitli
  98. attention [əˈtenʃən]
    dikkat, ilgi, özen
  99. front [frʌnt]
    ön, cephe, ön taraf
  100. organization [ˌɔːɡənaɪˈzeɪʃən]
    örgüt, organizasyon, teşkilat

Neden sık kullanılan kelimelerle başlamalı?

Sık kullanılan zamirler, fiiller, edatlar ve isimler birçok cümlede karşına çıkar. I, need ve help, yararlı bir ifade olan I need help, "Yardıma ihtiyacım var" cümlesini oluşturur. Bu temele yeni kelimeler ekleyerek daha çok şeyden söz edebilirsin.

Bu liste, Luveng kataloğundaki kelime sırasını korur ve sık kullanılan kelimeleri adım adım çalışmana yardımcı olur. Listeyi hazırlamak için kullanılan metinlere ve konuşmalara bağlı olarak başka sıklık sözlüklerinde sıralama farklı olabilir.

1.000 kelimelik liste nasıl çalışılır?

İlk yüz kelimeyi aç ve hangilerini bildiğini kontrol et. Bu kelimeler iletişimde kullanabileceğin dağarcığın zaten bir parçasıdır. Diğerlerinden bir sonraki çalışma için kelimeler seç, telaffuzlarını dinle, İngilizceden Türkçeye ve tersine çevirmeyi dene, ardından yazılışlarını kontrol et.

Luveng'in ana kelime çalışmasında neleri çalışacağını, neleri zaten bildiğin için geçeceğini seçersin. Ardından sistem en fazla beş kelimelik bir ders oluşturur: önce tekrar edilmesi gerekenler, sonra yeni kelimeler gelir. Kontrolleri başarıyla tamamladıktan sonra tekrar aralıkları, önceki aşamanın tamamlanmasından itibaren önce 3, sonra 7, ardından 21 gündür. Öğrenme etkinlikleri kayıt ve Premium gerektirir; her iki planda da kullanıcı başına yalnızca bir kez yararlanılabilen üç günlük deneme sunulur.

İngilizce kelime nasıl öğrenilir?

Bildiğin kelimeler yeni cümlelerde nasıl kullanılır?

Bildiğin bir ifadedeki tek bir kelimeyi değiştir: I need water, "Suya ihtiyacım var"; I need a ticket, "Bir bilete ihtiyacım var"; I need time, "Zamana ihtiyacım var" demektir. Küçük bir kelime dağarcığıyla bile çeşitli yararlı cümleler kurabilirsin.

Önce kendi örneğin için gereken anlamı öğren. Diğer anlamları, karşılaştıkça ekle: book, "kitap" demektir; ancak book a room, "oda ayırtmak" anlamına gelir. Böylece bildiğin bir kelime başka bir ifadeyi anlamana yardımcı olur.

Konulara göre İngilizce kelimeler

Sık sorulan sorular

1.000 İngilizce kelime bilmek yeterli mi?

Sık kullanılan bin kelime, basit günlük iletişim için yararlı bir dağarcıktır: kendinden söz etmek, soru sormak, günlük hayatı anlatmak ve kolay bir mesajı anlamak. Bildiğin kelimeleri cümlelerde kullan, yeni konular için kelimeleri yavaş yavaş ekle. Öğrenirken de iletişim kurabilirsin.

1.000 kelimeyi hangi sırayla çalışmalıyım?

Kullanım sıklığına göre listeyi takip et, bildiklerini geç ve kısa çalışmalar için bilmediklerini seç. Belirli bir durum için kelimelere ihtiyacın varsa çalışmanı bir konu listesiyle tamamla.

Bir kelimenin bütün anlamlarını öğrenmem gerekir mi?

En sık kullanılan anlamla başla. Diğer anlamları, anladığın bir bağlamda karşına çıktıklarında ekle.

Öğrendiğim kelimeleri nasıl hatırlarım?

Anlama yeniden bakmanın yanı sıra yanıtı ipucusuz hatırlamaya çalış ve kelimeye giderek uzayan aralıklarla dön.